Puan vermedi·528 syf.··
2026 49. kitabı
Selam Size @missfirat kaleminden, @ephesusyayınları’ndan çıkan #aşkadüşüş kitabı ile geldim. Sayfaları “Beni neler bekliyor?” diyerek çevirmeye başladığımda hislerimin bu kadar karışacağını hiç düşünmemiştim. Neden mi? Kimi zaman çok sinirlendim, kitabın içine girip Melek’i sarsmak istedim (gerçi bunu Ece fazlasıyla yaptı ). Kimi zaman Murat’a bir tane çakasım geldi, kimi zaman da İlker’e “Uff hadi, ne bekliyorsun? Bu kadar sabırlı olma!” diye seslenmek istedim. Yan karakterlerin yaşadıkları da öyle güzel aktarılmış ki hiçbirini yadırgamıyor, hepsine ayrı bağlanıyorsunuz. Ama en iyisi gelin, size hikâyeyi anlatayım... Melek, babasının yurt dışına çalışmaya gitmesi ve sonrasında ailesini de yanına almasıyla Ankara’da teyzesinin yanında kalır. Lise konferans salonunda isimler okunurken gönlünü aşka kaptırır. Kalbindeki aşkın bir gün gerçek olacağına inanır ve Ankara’da kalmak ister. Aynı koridorları paylaştığı, aynı gökyüzünün altında yürüdüğü adamı bırakıp gitmek istemez. Tek istediği, bir gün Murat’ın onu fark etmesidir. Ancak Melek’in yıllarca uzaktan sevdiği, duygularını satır satır defterlere yazdığı Murat ailesinin işi nedeniyle İstanbul’a taşınır. Böylece Melek’e sadece platonik aşkını uzaktan izlemek kalır. Üniversite döneminde de annesi Feride yüzünden Ankara’dan çıkamaz. Ta ki son sınıfta kuzeni Ece’nin teklifine kadar... İstanbul’un en prestijli üniversitelerinden birine ailesinden habersiz yatay geçiş yapar. Çünkü işin ucunda sevdiği adama yakın olmak vardır. Ve işte hikâye tam da burada başlıyor... Yıllardır uzaktan sevdiği Murat’ı yeniden görecektir. Melek; iyi kalpli, saf, her şeyin güzel tarafını görmeye çalışan tam bir Pollyanna. Fakat zamanla uzaktan sevmek ona yetmez. İçinde ukde kalmasın diye Murat’a bir adım atmak ister. Ama karşısındaki adam
2026 Okuma Raporları
Aşka Düşüş 1 - GalataMehtap Fırat · Ephesus Yayınları · 202640 okunma
7/10
·524 syf.··
2026 1. kitabı
·
375 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 19:31
Sonunda bitirib bir “Ohhh…” deyə bildim. Uzun müddətə oxuduğum ilk kitab ola bilərdi. Sırf kitabdakı toksik münasibəti sindirmək üçün deyil, gəzib gördüyüm, hər bir köşəsinə aşiq olduğum İstanbulu daha çox oxumaq, daha çox düşünmək və daha çox xəyal etmək üçün… Kitab dərin nostalgiyanı və romantikanı özündə bir bütün şəklində birləşdirməklə qalmır, hətta sizi bir növ çilədən çıxarmağa da məhkum edir. Ahh, Kemal… Onun haqqında çox sözlər yazardım, amma bir neçə cümlə ilə ifadə etsəm, olğunlaşmaması, dramatikliyi üzündən öz qürurunu və həyatını həba etməsi, sırf bir qadın üçün illərlə eyni nöqtədə ilişib qalması, əslində bizə həyatın hər kəs üçün nə qədər fərqli bir yer olduğunu göstərir. Həyatı bir şans kimi düşünsək, Kemalın etdiyi, bu şansı sonsuza qədər itirmək oldu. Füsunun uşaqlıqdan aldığı travmalar, yaşadığı talehsizliklər onu Kemala sığınmağa, özü üçün bir liman seçməsinə səbəb olsa da, gəmi yanlış limanı mümkün qədər tez tərk edərmiş, təəssüf ki… Sibelin Kemalı əvvəlki halına qayıtması üçün etdiyi fədakarlıqlar… Sonunda Sibel anladı ki, özünü fəda etdikcə, öz həyatını da fəda edir və onun bu yoldan tez qayıtması, onunçün, xəyal etdiyi xoşbəxt gələcək üçün ilk və çətin addım idi. Əfsuslar olsun ki, Kemal bunu bacarmadı, illərlə eyni qadının evində, süfrəsində ilişib qaldı, onun əşyalarını toplayaraq təsəlli tapdı, Sibel’ə haqsızlıq etdi və bəlkə də həyat onu Füsunu itirməklə cəzalandırdı… Ahh, Füsun… Şiddətlə tövsiyə edəcəyim bir kitab deyil, amma bəzi gerçəklikləri sezmək üçün oxunula bilər.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·296 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 15:34
Justine'i şimdi bitirdim. Ohhh! Önce biraz nefeslenmem gerekiyor. İskenderiye atmosferi ilmek ilmek içime işledi resmen, kokusuyla, dokusuyla, havasıyla. Bana mı kaldı yorumlamak ama Allahım bu nasıl yazmaktır! Durrell muhteşem bir tasvirci bence, okurken sanki kitabın içinde, birkaç gündür İskenderiye'de yaşıyorum, duygusundan kolay çıkılacak gibi değil. Fakat şunu da söylemem lazım, kitap başlarda beni zorladı ama yazarın ritmine alıştıkça kişiler, olaylar, mekanlar (şimdilik tek bir gözden) katman katman açılıyor, azıcık sabırlı olmak lazım. Kitabın giriş tonu bana biraz Amin Maalouf'u anımsattı, bir yönüyle şehir hikayesi olması sebeiyle belki de... Şu ana kadar en sevdiğim karakter Clea, ama seride ilerledikçe fikirlerim neye evrilecek göreceğim. Şimdi Balthazar ile hikayeye devam ediyorum, çok iştahlıyım.
JustineLawrence Durrell · Can Yayınları · 202281 okunma
Ceviz ağacı mahallesi
10/10
·464 syf.··
2026 11. kitabı
Selamlar, nasılsınız? Sizlere öyle bir kitap ile geldim ki… Off, nasıl anlatsam, ne söylesem az kalacak ya. İçinizi ısıtacak; dostluğun, arkadaşlığın, komşu bağının sımsıkı yaşandığı bir mahalleye gidiyoruz. Hangi mahalle mi? Ceviz Ağacı Mahallesi. O satırları okurken adeta o mahallede yaşıyorum sandım. Hadi gelelim konusuna… Alçin, namıdiğer Çalıkuşu… Anne babası ve abisiyle Ceviz Ağacı Mahallesi’nde yaşarlar. Okula başladığı esnada saçlarından ve yüzündeki çillerden dolayı akran zorbalığına uğrar ve kendi kabuğuna çekilir. Ailesi onun için her türlü imkânı sağlasa da —ki doktorlar bile onu çözemez— Alçin içine kapanır. Abisi Kutay onun için her şeyi yapar ama onların yanında gülmeyen kız, bir tek abisinin arkadaşı, aynı zamanda komşularının oğlu Melih’in yanında gülmeye başlar. Melih onun her zaman yanında olur, yaralarını sarar. İkisi birlikte ağaç tepelerinden inmez. Gel zaman git zaman Alçin büyür, güzel bir genç kız olur. Melih onu artık başka türlü sevmeye başlar. Tam açılacağı sırada, Alçin’i yakın arkadaşı Alaz ile birlikte görür. Sevdiğini bir başkasıyla tam iki yıl izlemek zorunda kalır… Alaz birdenbire Alçin’den ayrılır, çeker gider. O gider ama arkasında koca bir enkaz bırakarak. Alçin artık kalbini duvar eder. Sıla, en yakın arkadaşına hep destek olmuştur ama artık önüne bakmasını söyler. Melih… ahh canım Melih ya… Adam öyle bir seviyor ki, bebeği gibi. Onun sevgisini artık herkes görmeye başlar ama bizim kızıl Çalıkuşu bir türlü göremez. Çünkü ona o gözle hiç bakmamıştır. Ama artık yüreğindekileri söyleme zamanı gelmiştir. Açık açık “Bana abi deme, yakma beni daha fazla,” der. Onu ne kadar çok sevdiğini, kalbinin ondan başkası için atmadığını söyler. Ahh… kalbim eridi resmen. Kutay, Melih, Sıla ve Alçin’in beraber vakit geçirdikleri sahneler acayip
1000Kitap
Ceviz Ağacı MahallesiMelisa A. · Lapis Kitap · 2025129 okunma
8/10
·128 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 23:53
10 dakikada bitirdim ohhh hiçbir dini küçümsemeden sadece kendi düşüncelerini çok yalın ve basit şekilde aktarmış. Deist bakış açısı var ama islamiyetten bile Türkiye’den bahsederek anlatmış
Taksi Yolculuğunda Tanrı'yı Buldum.Paul Arden · Pegasus Yayıncılık · 2016204 okunma
10/10
·634 syf.··
2025 107. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 21:24
Kazazede 3 Şevval Demirdöğer Merhaba kitap dostlarım #Kazazede3 ile geldim… İkinci kitabı okuyanlar bilir; Sezin en son teröristler tarafından kaçırılmıştı. Ve Keleş Timi… Nam-ı değer Dhip Turan Alp Akkurt öyle bir giriş yapıyor ki, düşmanlar saklanacak delik bulamıyor. O sahnelerde kalbim yerinden çıkacak sandım… Sezin gözlerini hastanede açıyor. Turan onu evine götürüyor ve tabiri caizse bebek gibi bakıyor. Kucağında taşıyor, elleriyle yemek yediriyor… Daha neler neler… Ahh kalbimiz pamuk oldu Seri ilerledikçe onlarla daha derin bir bağ kuruyorum. Artık sadece okumuyorum, yaşıyorum. Onlara fena alıştım… Operasyon sahneleri ise favorim. Hem gerçekçi hem de tempo hiç düşmüyor. Keleş Timi öyle zeki, öyle uyumlu ki… Her biri görevini kusursuzca yerine getiriyor. Okurken gurur duydum resmen. Ama Sezin… Güzelim kızım, sen terminatör müsün? Bu kadar kısa sürede toparlanıp operasyona katılmak nedir? Gözü kara hâlin için şapka çıkardım Operasyon sahnelerinde hop oturup hop kalktım. Hele o tekne sahnesi… Önce içim yandı, alev aldı ama sonra… Alevlerin arasından çıkan adam… Best beeee Genelde yan karakterlere düşkün olurum ama bu seride Turan ve Kaza’nın yeri çok ayrı. Ve tabii ki tonton babaanne… Bu defa Sezin isteme töreni için geldi. Yine kalbimizi aldı götürdü Bu kitapta Sezin’in geçmişine tekrar döndük. Allah’ım o baba… Nasıl hasta bir kişiliktir! Nasıl kimseye anlatılmaz, nasıl babaanne bile bilmez? Okurken sinirlerim tepeme çıktı. Sezin’in annesine ise ayrı ayrı üzüldüm İlk kitaptan beri konuşulan o gizemli kitap ve içindekiler çözülmeye çalışılırken, Kahrir’e yaklaştıkça tehlike de artıyor. Bir de gıcık savcımız var derken… Hop Bilal sahneye çıkmaz mı? Ama sevgili Turan’cım herkese sonucunu ters giydirdi, ohhh dedim En çok duygulandığım sahnelerden biri de Sezin’in
1000Kitap
Kazazede 3Şevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 2025542 okunma