Popüler olan şeylerden genellikle uzak durma düşüncesi bu kitaba her denk geldiğimde ertelememe ya da görmezden gelmeme sebep oldu. Oysa ne büyük hata yapmışım. Ruhumun derinliklerine dokunan ender kitaplardan biri oldu...
İnsanların, sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gazeteler, kitaplar, ilan panoları, reklam spotları
mutluluk üzerine söylenebilecek her şeyi tüketmiş halde... Mutlu olmak bir görev, ödev gibi algılanır oldu ve bu algı, tek başına, kişiler üstünde önemli bir stres kaynağı haline geldi. Adeta “mutluluk diktatörlüğü”nün tahakkümü altında yaşamaya başladık.
Nietzsche, Breuer ve Freud ile bir "kendini" bulma yolculuğuna çıkıyorsunuz. Bu yolculukta hüzün var, ümitsizlik var, yalnızlık var ama en önemlisi tüm bunların sonucunda kendinizi bulma var.