10/10
·192 syf.··
2026 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 00:00
Bu Beden Benim Evim, Rupi Kaur’un her yıl Şubat ayında yeniden okuduğum üç kitabından üçüncüsü. Süt ve Bal bende yaranın adını koyan, Güneş ve Onun Çiçekleri yeniden büyümeyi hatırlatan bir yerde duruyorsa; Bu Beden Benim Evim daha çok insanın kendi içine dönmesi, kendi bedeniyle, zihniyle ve geçmişiyle aynı evde yaşamayı öğrenmesi gibi geliyor bana. Bu kitabı okurken en çok şunu hissediyorum: İnsan bazen kendine bile yabancılaşabiliyor. Kendi bedeninden, kendi düşüncelerinden, kendi sesinden uzaklaşabiliyor. Rupi Kaur bu kitapta bana tam olarak bunu düşündürüyor. Kendine dönmek, kendini yeniden duymak ve içinde yaşadığın bedeni sadece taşıdığın bir şey gibi değil, gerçekten ait olduğun bir yer gibi görmek… Bu yüzden Bu Beden Benim Evim’in bendeki yeri farklı. Diğer iki kitap kadar kırılma ve yeniden çiçeklenme hissi var ama burada daha içe dönük, daha sessiz, daha kendinle baş başa kalan bir taraf var. Bazı sayfalar sanki insanın kendi kendine söylemesi gereken ama bir türlü söyleyemediği cümleler gibi. Her yıl bu kitabı yeniden okuduğumda sayfalarına farklı notlar almam da bundan. Çünkü bedenimle, kendimle, geçmişimle ve içimde taşıdıklarımla kurduğum ilişki her yıl değişiyor. Daha önce altını çizdiğim bir satır bu sene bana uzak gelebiliyor; geçen yıl geçip gittiğim bir sayfa ise bu kez uzun süre aklımda kalabiliyor. Kitap aynı kalıyor ama ben değişiyorum. Bu yüzden bu üç kitabı her Şubat yeniden okumak bana kendimi yoklamak gibi geliyor. Rupi Kaur’un dili yine çok sade. Belki de bazı okurlar için fazla sade. Ama benim için bu sadelik, özellikle bu kitapta çok yerinde. Çünkü insanın kendine dönmesi bazen büyük cümlelerle olmuyor. Bazen sadece küçük, net, içten bir satır yetiyor. Bir cümle geliyor ve insanın içinde uzun zamandır dağınık duran bir şeyi yerine
Bu Beden Benim EvimRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20221,487 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 5. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 00:00
Okudukça göz yaşlarıma hakim olamadığım bir kitap oldu . Hayatın zorlukları karşısında gösterilen sabırın ve tevekkülün vücut bulmuş hali Züleyha Teyze .. Okuduktan sonra uzun bir süre erkisinden çıkamadım ve kendimi sorguladım : Acaba ben ne yapardım ? diye . Herhalde bu dirayeti gösteremezdim. Okuduktan sonra Züleyha teyzeye gitmeyi o kadar çok istedim ki .. Nasip olmadı. Ruhunu teslim etti. Yaşadığı onca imtihana rağmen Rabbime daha nasıl yakın olabilirim diye yaşamış bir beden.. Oldukça akıcı ve heyacan uyandıran bir kitaptı. Keyifle okudum. Vesile olandan Allah razı olsun.
Rıza BahçesiRabia Semiz · Erkam Yayınları · 2019155 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·200 syf.··
2026 18. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:32
her evin ışığı yanar,kimse bilmez o evin ışığının nasıl yandığını demişti büyüklerimden biri.içimizde sakladıklarımız ya da dışımıza vuramadıklarımız mı diyeyim?her ikisi de yerinde olur bakınca. kitabı bir günde bitirdim ağlamaya meylim mi vardı yoksa kitap ağlatmaya mı meyilliydi bilmiyorum :) beni fazlasıyla etkiledi içine çekti. bi aile dramının içindeydim sanki bizden birinin hikayesini dinledim.kitap aktı da aktı hem tahmin edebiliyordum hemde edemiyordum hikayeyi böyle böyle bitirdim.insan babasının ölmesine üzülmez miymiş oluyormuş öyle şeyler demekki… aileyi okudukça kendi ailemi düşündüm annemi babamı abilerimi kendimi hepimizin hikayesi vardı.yaşadıklarımız,yaşananlara şahit oluşumuz vardı hayatımızda.sonra hepimiz evlendik şahitliklerimizle yaşadıklarımızla bi yuva kurduk amma iyi amma kötü diyeceğimiz hayatlara sürüklendik.üstümüzden atamadıklarımızla yaşıyoruz bir nevi atsak ne de güzel olur :) velhasıl efendim kitap gerçekten güzeldi…
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma
Geç Kaldığım Bir Kitap, Yeniden Başladığım Bir Yazar
Puan vermedi·495 syf.··
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 22:10
Ben bu kitabı nasıl bu kadar geç okudum gerçekten bilmiyorum. Şimdiye kadar okuduğum en sürükleyici kitaplardan biri oldu diyebilirim. Okudukça düşündüm, düşündükçe daha da okumak istedim. Her bölümde ayrı bir merak oluştu ve çoğu zaman “bir sayfa daha” diyerek kitabı elimden bırakamadım. Kitap, Louvre Müzesi’nde işlenen gizemli bir cinayetle başlıyor. Cinayetin ardından ortaya çıkan şifreler, Robert Langdon ve Sophie Neveu’yu hem sanat eserleri hem de gizli mesajlar üzerinden bir yolculuğa sürüklüyor. Leonardo da Vinci’nin eserlerinde saklı ipuçları, onları Kutsal Kase ile ilgili büyük bir sırrın peşine düşürüyor. Hikâye ilerledikçe hem tarih hem de dinle ilgili birçok gizemli iddia da olayların içine giriyor ve merak sürekli artıyor. Dan Brown ile ilk olarak 12–13 yaşlarındayken Melekler ve Şeytanlar kitabı sayesinde tanışmıştım. O zamanlar açıkçası kitabı anlamakta biraz zorlanmıştım ve bitirmek de kolay olmamıştı. Ama Da Vinci’nin Şifresini okuduktan sonra Dan Brown’ın tarzını çok daha iyi anladım diyebilirim. Bu yüzden Melekler ve Şeytanları tekrar okumaya karar verdim. Ayrıca bu kitabın bende bıraktığı etkiyle birlikte serinin diğer kitapları olan Kayıp Sembol, Cehennem ve Başlangıçı da okuma listeme ekledim. Da Vinci’nin Şifresi benim için sadece sürükleyici bir kitap değil, aynı zamanda yıllar önce başladığım bir yazarı yeniden keşfetmemi sağlayan özel bir deneyim oldu. Gizem ve macera seviyorsanız bence bu seriye kesinlikle bir şans vermelisiniz.
Da Vinci ŞifresiDan Brown · Altın Kitaplar · 200352,9bin okunma
“Atları da vururlar .“
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:39
“Atları da Vururlar benim için yalnızca bir roman değil, insanın hayata tutunma çabasını anlatan bir yapıttı. Kitabı okudukça karakterlerin yalnızlığına, tükenmişliğine ve umutlarını kaybetmemek için verdikleri mücadeleye şahit oldum. Roman, hayallerin peşinden koşan insanların zamanla nasıl yorulduğunu ve hayatın bazen ne kadar acımasız olabileceğini gösteriyor. Karekterlerin içinde bulundukların zorluğa rağmen ayakta kalma çabası beni etkiledi. Bazen insanları ayakta tutan temel şeyin umut olduğuna inanıyorum . Bu bizi hayata karşı diri tutan şeydir…”
Duygu ve Düşünce
Atları da VururlarHorace McCoy · Dedalus Kitap · 202652 okunma
9/10
·192 syf.··
2026 1. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:12
Bu kitabın içinde anlatılanlar, örnek verilen olaylar aslında hepimize çok fazla tanıdık çünkü hepimiz burada anlatılan duygusal oyunlara maruz kalıyoruz. Olaylar ve anlatılanlar dışardan okuyan biri için o kadar basit ve "buna mı kanıcam cidden" dedirten türden ki... Bende okudukça bazen böyle dedim bazende "evet ben bunu yaşamıştım" dedim hatta çoğu kez yaşadığımı fark ettim ve benim için kimi yer uyanış niteliği taşıdı. Zevk alarak okuduğum ve kesinlikle düşünce yapıma katkı sağlayan bir kitap oldu. Yazarın başka kitaplarınıda alıp okuyacağım.️
Seni Yoran Her Şeyi BırakMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 20237,2bin okunma