İki âlem vardır: ilki varlık âlemi, ikincisi mâna âlemi. Varlık âlemi gündüz gibidir, olanı biteni açıkça görürsün, kendini kolayca ele verir. Mâna âlemi ise gece gibidir, onu bulmak için mutlaka Gönül ışığını yakman gerekir.
Çoğu zaman mesele tanrının ne olduğu değil, bizim onda ne gördüğümüzdür. sevgi dolu olanlar merhamet görür, zalim olanlar şiddeti. Zeki olanlar aklı görür, aptal olanlar kör inancı; alimler bilimi görür, cahiller mucizeyi.
Huş ağacından beşik işlerdi ama çarmıha kirişi çattığını kimse işitmemişti. Hangi zeytin ağacı ister ki bağrında böyle bir yarık açılmasını, peygamberin kanının üstüne sıçramasını?