İnsanları mutlu etmek için çiçek vermek yetmez onların ihtiyaçları olan şeyi vereceksin. o da çok zor çünkü kimin neye ihtiyacı olduğunu bilemezsin. insanlar çoğu zaman kendileri bile bilmiyor neye ihtiyaçları olduğunu.
Şu dünyada iki tür insan vardır. Gördüğüne inananlarla gördükleri ile yetinmeyip gerçeği arayanlar. İkinci türden insanlar duyduklarıyla, gördükleriyle yetinmezler gerçeği bulmak için hep yeni deliller ararlar. Kendi inançlarını kendi düşüncelerini kendi dünyalarını yıkmak pahasına da olsa, korkunç da olsa olayların perdelediği gerçeği bulmaya çalışırlar. Gördüğünde inanan ilk türden insanlara gelince onlar hayata olaylara bakarken gerçeği değil inandıklarına doğrulayacak deliller ararlar. Yaşananların içinden kafalarındaki düşünceyi onaylayacak olayları cımbızla çekip alırlar. Çünkü başka türlüsüne inanmak onların inançlarını, düşünce tarzlarını, dünyalarını yıkacaktır. Dünyaların yıkılmasını göze alamazlar. Bütün o cesur havalara rağmen aslında içlerinde büyük bir korku vardır, onları yönlendiren korkudur işte, korktukları için hata yaparlar.