Uzun zamandır okumayı istediğim bir kitaptı, Evsiz ve aç kalmanın, parasız kalmanın, çaresizliğin zorluğu güzel anlatılmış, Ancak kitabın kahramanını itici bulduğumu belirtmem lazım. Gereksiz bir gurur sürekli bir kuyruğu dik tutma isteği, -ki bence özünde yatan esas şey kibirdi, kendisini sürekli olabileceğinden çok daha kötü durumlara soktu... Defalarca kızdım kahramana, arada bir 'gerizekalı' demiş de olabilirim :) açlıktan talaş, taş, kemik emmek... Uzun süre birşey yemedikten sonra yenilen herşeyi çıkarmak... Çok çarpıcı ve sarsıcıydı... Kitabı okurken sürekli kafamda, bilmiyorum neden, Martin Eden ve Raskolnikov vardı... Hep bu iki kahramanı düşündüm, ki birbirlerine benzemiyorlar esasen... Hatta Martin Eden ve Suç ve Ceza yı yine okuyasım geldi... Belirtmeden de geçemeyeceğim... Kendimden biliyorum, açken hep yemek hayali kurulur... Kafada ziyafet sofraları, en azından en sevdiğin yemeği yediğin hayal edilir... Kitapta çok az vardı bu tür yaklaşımlar.. daha inandırıcı olabilirdi kahramanın açlığı bu anlamda...