... şimdi Milena senin aklına da yüreğine de aynı güçte nüfuz eden bir sesle çağırıyor seni. Elbette Milena seni tanımıyor, birkaç hikaye ve mektup onun gözlerini kamaştırmış, deniz gibi, o muazzam su kütleleri olan ama cansız ve daha da önemlisi uzak olan Ay istediğinde yanlış anlayıp bütün gücüyle saldıran güçlü bir deniz gibi, seni tanımıyor, senin gelmeni istemesi belki de gerçeği sezdiğindendir. Senin gerçekten onun karşısında bulunmanın artık onun gözlerini kamaştırmayacağından emin olabilirsin. Tam da bundan korktuğun için mi, kırılgan ruh, sonunda gelmek istemiyorsun............ Hiç haber vermeden gelebilir ve üzerinizdeki büyüyü bir anda bozabilirdim. Bunu yapmamam, gerçekliğimin, zayıflığımın bir başka kanıtı.
Mektubunuzu almam, size uykusuz kafamla yanıt vermek zorunda kalmam ne kadar güzel. Ne yazayım bilmiyorum, güzel mutlu bir gündeymişim gibi, gözlerinizin ışığı altında, ağzınızdan çıkan solukta, satırların arasında dolaşıyorum, kafam hasta olsa da, yorgun olsa da...