Rilke'nin bir şiiri şöyle bitiyor: "Yalnız olan yalnız kalır uzun zaman, / uyanır, okur, uzun mektuplar yazar / ve yapraklar savrulurken caddelerde / tedirginlikle dolaşır durur." Her ne kadar nisan ayında olduğumuz için yapraklar savrulmuyorsa da şu halimin daha iyi bir tarifini kendim bulamazdım.
Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var
olduğumuz söylenebilir mi?
Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Hayattan,
tabii ki, onun o büyüleyici geçiciliğinden.
Yalnız doğar, yalnız ölürüz. Buna bir an evvel alışmak lazım. Yalnızlık yapının temeli. Yani taşıyıcı kolonun ta kendisi. İnsan başkalarıyla bir arada yaşayabilir, ancak "bir arada" demek, kural gereği yan yana olmak anlamına gelir.