Bir başkasının bize bakacağına, kendi refahımızdan sorumlu olmak zorunda kalmayacağımıza öylesine umutsuzca inanmak istiyoruz ki!
” Birçok kadının fobileri aşırı koruyucu ebeveynlere bağlanabilir, “ diyor Ruth Moulton, “Kendi kaygılarını kızlarına aktararak onları korkutan ebeveynlerine. Kızlarına, yabancı erkeklerle konuşmamaları, eve erken gelmeleri gerektiğini, dikkatli olmadıkları taktirde tecavüze uğrayabileceklerini söylerler.” (Elbette kızlara dikkatli olmaları gerektiğinin öğretilmesinin nedenleri vardır, ama bütün bu çocukluk tehditlerinin ve uyarılarının sakatlayıcı sonuçları, yaşamak istedikleri taktirde sürekli tetikte ve ürkek olmaları gerektiğini öğretmekten ziyade, kendini savunma konusunda kitlesel bir eğitimin çok daha yararlı olacağını göstermektedir.)
Bağımsızlık, kişinin kendi başına başarabileceğini, kendi yeteneklerine, kendi yargısına güvenebileceğini öğrenmesinden kaynaklanır,” diyor The Psychology of Women adlı kitabında Judith Bardwick.
Kendi zayıflığımıza ve duyarlılığımıza ne ölçüde katkıda bulunduğumuzu, gerçekte ruhsal bağımlılığımızı nasıl besleyip savunduğumuzu görmeye başlayınca, yavaş yavaş kendimizi daha güçlü hissetmeye de başlarız.