Bizim okul yıllarımızda iki tanesi daha vardı ki, hiç aklımdan çıkmaz. Birinin ismi, içimde aşırı duygusal kıpırtılara sebep olurdu nedense. Yüzünün yarısı tülle örtülü bir saray güzeli belirip kaybolurdu, on dokuz yaşımın romantizmi içinde, o Boğaz akşamlarında. İsmi Tarz-ı Nevin; "güzel endamlı" demek oluyor. Bilmem nedendi, o akıp giderken okulun önünden yukarı Boğaz'a doğru, beni de alıp götürürdü. Bir hoş olurdum. Daha görmediğim, sevmediğim bir kadına âşık olmanın şaşkınlığını yaşardım her defasında. Gelecek yıllardaki kadınlardan bir şeyler getirir götürür gibiydi sanki. Aklımı başımdan alır, aklımı karıştırırdı.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
...talebe öyle bir hale gelir ki "öğrenmekten keyif almak" denilen şeyi adeta unutmuştur. Oysa insan, fıtratı gereği bilmeye meyleden, bilmekten haz duyan bir varlıktır. Onda merak birazcık kamçılandığında dinlerken gözlerinin parıldadığını, gerçekten bir şeyi kavradığında yüzündeki tebessümü fark edersiniz. Küçük bir çocuğun dahi bir şeyler keşfettiğinde yüzündeki mutluluk kolayca okunabilir. Okul bu öğrenme şevki çiçeğinin üzerinde yıllarca tepinir. Belli bir yaştan sonra tekrar teşvik ederken yapmaya çalıştığımız şey bu çamura bulanmış, çiğnenmiş çiçeği diriltmeye çalışmaktır. Hiç çiğnenmeseydi iş­ler bu kadar zor olmazdı.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Halbuki biz yıllarca tarihimizi dizilerden ve romanlardan öğrenmeye çalıştık. Yani hep lafa baktık. Onların yaşantılarını yabancıların yaptığı tablolardan anlamaya çalıştık. Gerçeklerden uzak bu görselleri ders kitaplarımıza koyup “İşte sizin dedeleriniz böyle bir yaşantı içindeydiler,” dedik. Osmanlı’nın kötülenmesinin moda olduğu zamanları yaşadık, padişahları zevk sefa içinde yaşıyormuş gibi sunduk. Bir kişi de kalkıp “Yahu bu Topkapı Sarayı’nın iki avlusundan biri, yani sarayın yarısı bir okul! Saray nüfusunun yarıdan fazlası aslında öğrenci! Burada eğitim alıyorlar, geleceğe hazırlanıyorlar. Bu öğrenciler buraya seçilirken hiç birinin ırkına, rengine, diline, dinine bakılmıyor! Sadece liyakat ve zekalarına göre seçiliyorlar!” dedi mi?
….mutsuzluğunuzun kaynağını hep dışarıda aramayın. Çocukluk, etkileşimler, okul, sizden beklenenler, sizin kendinizden bekledikleriniz vb. gibi iç kaynaklarınızı bir gözden geçirin.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Anaokulu önemli...
Hayatta en önemli, en temel bilgileri anaokulunda öğreniriz. Anaokulunda öğrendiklerimizi hayatımız boyunca uygulayacak olsak toplumsal sorun diye bir şey kalmazdı.
Ama okul kitaplarında acılarla nasıl baş edeceğimiz yazmazdı.
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Alıntı