Hafıza nam kör kuyu, uğradığı her durakta uzun molalar veren, pek yavaş bir vasıta. Zamanda seyahat gibi fevkalade özellikleri var, ama öyle her canı isteyeni canının istediği her yere götürmüyor. Münasip gördüğü bir yere tükürür gibi atıveriyor daha ziyade. Neyse ki otobüsler öyle değildi.
Ama yas, ormana bırakılsa da evini bulan köpekler gibi, çağrılmasa bile adresine koşmayı bildiğinden, yine de göğsün altında, yumruk büyüklüğünde, eğreti bir sızı duyuluyordu.