Spoiler içerir !!
Eller kadir kıymet bilmiyor anne
Senin kadar kimse sevmiyor anne ....
Canan Tan adına güvenerek aldım ama ne yalan söyleyeyim beklentimi çok karşılmadı.
Başlagıç ve konusu ilgi çekici ama boşa yazıldığını düşündüğüm, gereksiz gördüğüm çok yer var.
Genel anlamda konusundan bahsedecek olursak; kitap sondan başlıyor. Yani Yusuf'un Ademoğlu pansiyona gitmesi ve ablasını toprağa koyduğunu söylemesi ile......
Bizim bir Keder'imiz var. Yusufun annesi. Yazar kitaba Keder'in doğumundan önceden başlıyor.
Kederin babası erkek evlat düşkünü bir adam ama ilk 2 çocuğu da kız olmuş. Karısı(kederi'in annesi) 3. evladına hamileyken kayın babası hasta ölüm döşeğindedir ve kocası babasına aşırı düşkün bir adam olduğundan babası ölmeden ona erkek torun vermek istemektedir. Ama ne yazık ki adamcağız ölür ve öldüğü gün kadın (kederin annesi) doğum yapar ve bir kızı daha olur. Adam hem kız olduğu için hem de babasının öldüğü gün doğduğu için adını Keder koyar kızının. Keder aşırı neşeli herkese mutluluk saçan evin maskotu bir çocuktur. Herkese kendini çok sevdirir. Babası hariç......
Ablaları da o da okumak isterler ama babaları okutmaz. Zaten babası kızleı, özelliklede Kederi hiç sevmez.
Babasının esnaf arkadaşlarından biri askerden gelmiş oğlu için Kederin ablasına talip olur. Ama babası Keder'den kurtulmak istediği için daha 12 yaşında kederi evlendirir.
Keder'in kederi ilk gün başlar. Kocası İsmail ilk geceden başlar ezitlere. Kaynatasını ve kaynanasını çok sever ama kocası ona hep kötü davranır. Kocası çok aksi, huysuz ve geçimsiz bir adamdır. Kederi'in bu adamdan 2 tane oğlu olur.
Kayınatası vefat ettikten sonra kocası İstanbul'a taşınma hayalleri kurar ve abileriyle kavga, dövüş mirasını alarak ailesiyle İstanbul'a taşınır.
Keder'in ablası da İstanbul'dadır ama
Pembe ve YusufCanan Tan · Doğan Kitap · 20147,8bin okunma