“Herkes bir ize, bir resme , başkasının bir haline aldandı. Asıl tehlike zaten kötü olan ve bilinebilir kötüler değildir ki, kanmak asıl, iyiye ve başka zannedilene kanmadır” Şule Gürbüz
Halbuki hayatın şaşmaz
bir saati var ve çarklarını yutsanız dahi hiçbir şeyi değiştiremiyorsunuz. Bunu kabullenmek benim beş yüz yılımı aldı.
Çaresizlik mi diyorsunuz? Bizim en büyük çaresizliğimiz, aklımızın hala başımızda olması.
Yani biri eksildiğinde, evinizde yer açılmaz da tam ortasında kocaman bir delik açılır. Artık o deliğin üstüne basmadan devam etmeniz gerekir. Basarsanız düşersiniz. Kıyıdan kıyıdan yaşamak diye bir şey var, zamanı gelince mutlaka öğrenirsiniz.
Ikindi ezanıyla beraber apar topar kardeşinin yanına
gömmüşler. Kurtulmaya çalışır gibi. Bir an önce gözümüzün önünden kalksın. Insan gömmek korkunç bir şey. Yani öldü diye hemen gömmemiz mi gerekir?