📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Acı ve ıstırap. Acı fiziksel dünyaya, ıstırap ise psişik dünyaya aittir. Birbirinden ayrı ama birbiriyle bağlantılı ve etkileşim içinde olan iki alandır bunlar. Acı belli bir noktada yer alabilir (baş ağrısı, kârın ağrısı), oysa ıstırap bütün varlığımıza zulmeder, bizi yıpratır, zayıflatır, çoğu zaman da değerimizden düşürür.
Psikiyatrinin üzerine eğildiği en manidar insan deneyimlerinden biri, acı, ruhun ıstırabıdır, beden acısı olmayan, somatik olmayan acıdır; bununla birlikte ruh acısının, her ıstırabın çekirdeği olan acıyla ve beden acısıyla ilişkilendirilmesi mümkün ve kaçınılmazdır.
Augustinus takdire şayan düşüncelerin izinde ilerleyerek, bize zamanın gizemine yaklaşmamızı sağlayan bazı hermeneutik ipuçları bırakıp şöyle der:
Şimdi bana açık gelen şu: Ne gelecek var ne geçmiş. Kesinlikle geçmiş, şimdiki, gelecek zaman diye üç zaman var, demek de yerinde olmaz. Belki de üç zaman vardır: Geçmiştekilere ilişkin şimdiki zaman, şimdikilere ilişkin şimdiki zaman ve gelecektekilere ilişkin şimdiki zaman, demek daha doğru olurdu. Çünkü bu üç çeşit zaman zihnimizde vardır, onları başka yerde göremiyorum.
Augustinus'un bugün hâlâ altüst ediciliğini koruyan ünlü ve unutulmaz satırlarından bazılarına değinmeden ele almak istemem:
Gerçekte zaman nedir? Zamanı kolayca ve hemen kim açıklayabilir?
Zamanı açıkça anlatabilecek kadar kim kavrayabilir?
Oysa konuşurken en çok kullandığımız bir sözcüktür zaman.