Yolun ne zaman ne getireceği bilinmez. Yolu kontrol etmeye çalışan yolcu aynı sokaklarda gider gelir, başka sokaklardan, caddelerden, yollardan haberi bile olmadan. Korkularının geçmişin karanlık kuyularında saklı olduğunu bilmez; o korkuları yolda bırakmanın mümkün olduğunu da. Bazen yolculukta karşılaştığımız dostlar, aşklar; bazen inançlarımız, bazen hiç bilmediklerimiz açar o kapıları. Açar ki aynı korkuları aktarıp aynı çıkmaz sokaklarda tutsak etmeyelim dünyaya tertemiz getirdiğimiz çocuklarımızı.
Homo paciens, ıstırap insanı, 'acıyı bal eyleyen' insandır. Istırapta bir anlam bulabilen insanlar ona daha kolay tahammül edebilirler... Istırap insanı için zafer seferin ta kendisidir.
Artık hepimiz hız tarikatının müritleriyiz, Sabbah'ın fedaileri gibiyiz. Ancak bizim başımızı döndüren, bizi sarhoş eden hızın ta kendisi. Suikast ettiğimiz kendi hayatlarımız.