Öncelikle bu kitabı bizde nükleer yok mu yegenim salla üç beş amarigaya,rusya'ya hizaya gelsinler, mehmetçik neden ortadoğuya müdahale etmiyor diyen savaştan bi haber, kahvehanelerde devlet yıkıp devlet kuran aklı beş karış havada dünya diplomasisinden habersiz yaşayanların okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.
Diplomasi sizin ideolojilerinizi yaşatmak için değil daha fazla insan ölmesin diye yapılıyor. Ukrayna'daki savaş hala daha sürüyor milyonlar evlerinden,topraklarından edildi. İnsanlar yaşam mücadelesi veriyorlar bunları göremeyecek kadar, ders çıkartmayacak kadar hala daha ben körüm diyorsanız bir de bu kitabı okuyun. Mehmetçik sizin babanızın uşağı değil. Orada savaş var ordumuz neden girmiyor,şurada bir çatışma var biz niye müdahale etmiyoruz, acaba neden? Biz dünyanın jandarması mıyız? Savaş, o akşamları oynadığın bilgisayar oyunlarındaki gibi ölünce tekrar dirilme seçeneğinin olduğu bir şey değildir belki de hiç düşündün mü bunu? Hiç düşündün mü biz ikinci dünya savaşına girmemek için neden 40 takla attık? Neden harpten sonra lozanda barış için haftalarca debelendik? Ülkeni kuran adam neden yurtta sulh cihanda sulh lafını etti hiç düşündün mü?
Birçok savaş kitabı,anı,günlük okudum fakat savaşı bu kadar çarpıcı anlatan başka bir kitap hatırlamıyorum. O kadar iyi anlatılmış ki savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu daha iyi algılıyor insan hem de hiç o ortamı yaşamamasına rağmen. Kitabın başrolü Paul'un cephe gerisindeki savaş hazırlıklarını,cephede yaşadıklarını,dostluklarını,travmalarını. Öldürdüğü bir düşman askeri ile bir çukurun içinde kendi vicdanıyla hesaplaştığını...
Eğer vatan savunması için şart değilse her savaş bir cinayettir. Ateş yalnız düştüğü yeri yakar.