Zeki Furkan

Zeki Furkan
@okurtarih
Ne Mutlu Türk'üm Diyene
Tour Guide,History Enthusiast,Camper,Traveler,Nature Lover
Lisans
Kütahya, 6 Eylül
173 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
9/10
·137 syf.··
2026 27. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 01:03
Bu kitabı bir cümle ile betimlemeye çalışsam bu devlet yönetme sanatı olurdu. Kitap krallık ve monarşilerin olduğu bir dönemde yazılmasına rağmen şüphesiz ki yöneticilerin,siyasetçilerin ve devlet başkanlarının danıştığı bir kitap olmaya devam ediyor gibi görünüyor. Kitabın kapağı ve ismi bir romanı anımsatmasına rağmen romanla bir alakası yok. İsmi strateji ve yönetme sanatı ile bütünleşen machiavelli'nin bu kitabı güç nasıl elde edilir,nasıl elde tutulur,bir devlet nasıl elde tutulur ve korunur onu anlatmaya odaklanmış. Kitabın içerisindekiler günümüz demokrasilerinde tam olarak uygulanması zor olsa da kitabın yazıldığı dönemlerde yayınlandıktan kısa bir süre sonra şeytanın kitabı olarak uzun bir süre anılmış durumda buna neden olan şey ise acımasızlığı harmanlayarak merhametten ödün vermeden bunları okurlara aktarması. Kitapta kalelerin işlevselliğinden,paralı askerlerin gerekliliğine ve zararlarına kadar aktarılmış dolayısıyla kapsamlı bir eser. Siyasete,politikaya,uluslararası ilişkilere,savaş sanatına ilgisi olanların okumasını tavsiye ederim. Keyifli okumalar
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201920,3bin okunma
Reklam
Her telden tarih
6/10
·224 syf.··
2026 20. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 18:26
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı bu kitaptan sonra da Savaş ve Uygarlık kitabını okumayı düşünüyordum fakat bu kitap beklentimin çok altında kaldı. Yazarın geçmiş tarihlerde çoğu 1940lı yıllardan sonra yazmış olduğu 10-13 tane makalesi birleştirilip kitap haline getirilmiş ve ortaya bu eser çıkmış. Kitabın ismi uygarlık yargılanıyor olduğu için ve yazar da bir ingiliz olduğu için düşündüm ki yazar ait olduğu batı uygarlığını eleştiriyordur herhalde diye düşündüm fakat bir de okudum ki alakaası bile yok hatta tam tersi... Batıyı eleştirir gibi yapıyor ama eleştirmekten uzak aksine övdükçe övüyor batı uygarlığının etkisini kaybetse bile farklı şekillerde yeniden ve yeniden karşımıza çıkacağını vurgulayıp durmuş yazar. Kitap Hristiyanlıktan Batı uygarlıklarına oradan Helen ve Roma bağlantısına oradan Rusya'nın Bizans mirasını devralma çabalarına oradan İslam dinine oradan Türk devrimine, Atatürk'e oradan Mısır'a ,Suriye'ye... Bu ne oğlum ben çorbacıda çorba mı içiyorum tarih kitabı mı okuyorum? Amacın ne aktarmak istediğin ne senin? 13 tane makale var 13'ü de birbirinden alakasız bir yere bağlanmayan makaleler, safsatalar. Neymiş Atatürk erkekleri fötr şapkalar giymeye zorlayarak onların alınlarını secdeye değdirmelerini ve geleneksel İslam namazını gereği gibi kılmalarını imkansız hale getirmişmiş... Bu bilgi sana nereden geldi mesela patlamış mısır kadir mi verdi bu bilgiyi sana :D Bu nasıl bir şark düşmanlığıdır İslam düşmanlığıdır arkadaş neymişsin sen böyle yahu. Zelot ve Hirodes yanlısı olarak ikiye ayırmış adam ortadoğuyu ve müslüman halkları kendi kafasında. Zelot tutucuları temsil ediyor Hirodes de Batı yanlılarını ve kitapta Atatürk Hirodes yanlısı olarak aktarılmış. Yazarın bir tek avrupa ve amerika hakkındaki sözlerine katılıyorum tek katıldığım taraf bu olabilir
Tarih
Uygarlık YargılanıyorArnold J. Toynbee · Kronik Yayınevi · 2023129 okunma
9/10
·520 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 16:56
Nazi Almanyası'nın mimarı ve silahlanma bakanının yazdıkları o dönemi yansıtması bakımından önemlidir. Öncelikle bu kitap bütün bir dönemi anlamak açısından bir giriş kitabı değil bir gelişme ve sonuç kitabıdır. Dönem hakkında halihazırda bir bilgi birikiminiz yoksa bu kitabı okumayın çünkü olay örgüsü kafanızda birleşmeyebilir ve bazı isimler tanıdık gelmeyebilir. Birincil elden yazılmış bir kaynak olduğu için tarihe tanıklık ettiği kişiler ve bu kişiler hakkında fikirleri çok fazla yer barındırıyor. Speer düşüncelerinde zaman zaman kendiyle çelişmekte öncelikle başta kendi halinde bir mimar olduğunu söyleyip Nazi partisi ile bir bağlantısı olmadığını söylese de daha sonrasında Hitler'in büyüsüne kapılıp onun için yılmaz bir şekilde çalışıp çabaladığını görüyoruz. Bu da ikiyüzlü, sinsi bir karakter olduğunu gösteriyor. Diğer önde gelen Nazilerin hakimiyetini gördükçe daha da hırslanıp yükselmeye ve diğer bazılarıyla işbirliği yapıp bazılarının arkasından iş çevirmesi de rejimin ne kadar çürüdüğünü gözler önüne seriyor. Bazen sadık bir Speer görüyoruz bazen ise efendisini zehirli bir gaz ile öldürmeye çalışan birisini yani tutarlı belli başlı uzun vadeli bir düşüncesi yok. Sistemin önde gelenleri olan Göring,Bormann,Goebbels,Himmler,Hess hakkındaki düşüncelerini okumak ayriyeten zevkliydi özellikle savaşın son zamanlarında herkesin kendi başına hareket etme isteğini oldukça çarpıcı bir şekilde görüyoruz. Gemi batmaya başladığında herkes bir yana saçılıyor bunu Çöküş kitabında da okumuştum fakat burada direkt birincil elden bahsedilen olaylar bunu daha da pekiştiriyor. Doğru yaptığı şeylerden bir tanesi Hitler geri çekilirken çekilinen şehirlerin topyekun imhasını emretmesine rağmen yetkisini kullanarak bunu olabildiğince engelliyor. Kitapta toplama kampları
Tarih
Üçüncü Reich YıllarıAlbert Speer · Kronik Kitap · 20267 okunma
10/10
·225 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 16:47
Öncelikle bu kitabı bizde nükleer yok mu yegenim salla üç beş amarigaya,rusya'ya hizaya gelsinler, mehmetçik neden ortadoğuya müdahale etmiyor diyen savaştan bi haber, kahvehanelerde devlet yıkıp devlet kuran aklı beş karış havada dünya diplomasisinden habersiz yaşayanların okumasını şiddetle tavsiye ediyorum. Diplomasi sizin ideolojilerinizi yaşatmak için değil daha fazla insan ölmesin diye yapılıyor. Ukrayna'daki savaş hala daha sürüyor milyonlar evlerinden,topraklarından edildi. İnsanlar yaşam mücadelesi veriyorlar bunları göremeyecek kadar, ders çıkartmayacak kadar hala daha ben körüm diyorsanız bir de bu kitabı okuyun. Mehmetçik sizin babanızın uşağı değil. Orada savaş var ordumuz neden girmiyor,şurada bir çatışma var biz niye müdahale etmiyoruz, acaba neden? Biz dünyanın jandarması mıyız? Savaş, o akşamları oynadığın bilgisayar oyunlarındaki gibi ölünce tekrar dirilme seçeneğinin olduğu bir şey değildir belki de hiç düşündün mü bunu? Hiç düşündün mü biz ikinci dünya savaşına girmemek için neden 40 takla attık? Neden harpten sonra lozanda barış için haftalarca debelendik? Ülkeni kuran adam neden yurtta sulh cihanda sulh lafını etti hiç düşündün mü? Birçok savaş kitabı,anı,günlük okudum fakat savaşı bu kadar çarpıcı anlatan başka bir kitap hatırlamıyorum. O kadar iyi anlatılmış ki savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu daha iyi algılıyor insan hem de hiç o ortamı yaşamamasına rağmen. Kitabın başrolü Paul'un cephe gerisindeki savaş hazırlıklarını,cephede yaşadıklarını,dostluklarını,travmalarını. Öldürdüğü bir düşman askeri ile bir çukurun içinde kendi vicdanıyla hesaplaştığını... Eğer vatan savunması için şart değilse her savaş bir cinayettir. Ateş yalnız düştüğü yeri yakar.
Alıntı
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)Erich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20204,044 okunma
9/10
·534 syf.··
2026 1. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 16:08
Lozan Barış Antlaşması Kitap isminden de anlaşılacağı üzere Lozan görüşmelerinin batı basınındaki yansımalarını toplayıp okuyucuya sunmuş. Fransa,İngiltere,Amerika başta olmak üzere çeşitli ülkelerin ünlü gazetelerinden makaleleri ve yazıları derlemiş. Bu gazete yazıları ve makaleler sayesinde diğer devletlerin bizim hakkımızda,ülkemiz hakkında ve Lozan konferansının gidişatı hakkındaki düşüncelerini birincil elden okuyup öğrenebiliyoruz yani bu kitap bu amaca hizmet ediyor. Günümüzde halen Lozan Antlaşması'nın başarı mı yoksa hezimet mi olduğu birçok tartışmaya konu olmaya devam ediyor bu kitap aslında bunlara da cevap vermeye çalışmış. Kitaba ve realiteye göre Lozan Antlaşması Türkiye için bir başarıdır ki bunu bu kitabı okuduktan sonra daha iyi anladım. Lozan Antlaşmasının oldu bittiye getirilerek İsmet Paşa'ya imzalatıldığına dair safsatalar hala daha ara sıra da olsa medyaya konu olmaktadır. Lozan Konferansı görüşülürken bu konferans uzlaşılamayan konular olduğu için birkaç kez kesilmiştir. İsmet Paşa tam yetkili olsa bile herhangi bir karara varmadan önce mutlaka Ankara'ya bu konuda bilgi vermiş ve Mustafa Kemal Paşa ile istişare etmiştir. Sevr antlaşması gibi bir beladan sonra bu antlaşmanın imza edilmesi ne kadar kazançlarımız gibi kayıplarımız da olsa da yeni kurulmuş bir Cumhuriyet için umut vaadeder vaziyettedir bunu görmemek için kör olmak lazımdır. Konferansta en uzun müddet meşgul olunan konu 3te2sinin Fransa'ya ödenmesi gereken kapitülasyonlar meselesidir. Bu kapitülasyonların altınla mı yoksa Fransız frangı ile mi ödeneceği bile birkaç hafta tartışmalara konu olmuştur. Yani bu antlaşma oldu bittiye getirilerek anlaşılmış bir antlaşma değil haftalarca üzerinde düşünülüp öyle kararlaştırılmış bir antlaşmadır. Kitapta bize en büyük düşmanlık gösteren
Tarih
Batı Basınında LozanNuri Sağlam · Albaraka Yayınları · 20232 okunma
Reklam