A.

A.
@okuvaryumm
Doğayla savaş halindeyiz. Eğer kazanırsak, kaybedeceğiz.
Yaktın Beni Hain Tiryakin Oldum Yarim
10/10
·504 syf.··
2022 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2022 22:37
Çok etkilendim. Böyle bir kurgu olamaz. Aklım hayalim durdu hala şok içerisindeyim polisiyeye ve mitolojiye ilginiz varsa lütfen hemen hemen hemen listenize alın bu kitabı. Katilin kim olduğunu tahmin ettim daha ilk etapta. Şok içinde olmam katilden dolayı değil. :) Fakat kitabın son 50-60 sayfasında bu kadarını da beklemiyordum. Keşke 4 gözüm olsaydı ve diğer sayfayı da aynı anda okuyabilseydim öyle bir hız ve merakla okutturdu kendini. Muazzam bir olay örgüsü. Yazarın böyle bir olayı kurgulamasını ve olayla birlikte birçok bilgiyi bir araya getirmesine bazen insan hayret ediyor gerçekten. Tabii ki Ahmet Ümit klasiği ve çözümlenmesi beklenen bir cinayet vakası ile başlıyor. Bu sefer okuyucuya, Başkomiser Nevzat değil, Berlin Cinayet Masasından başkomiser Yıldız Karasu eşlik ediyor. Seri katilimiz her cinayetin arkasından mitolojik izler bırakıyor. Mitolojinin devreye girdiği kısımlarda, bilginiz olmasa dahi gayet açıklayıcı ve hatta öğretici bir anlatımla ilerliyor. Olay çoğunlukla Berlin’de geçiyor. Nazi Almanyası ve Neonazilerden tutun da Pergamon Altarına kadar birçok bilgiyi içinde barındıran mitoloji ile harmanlanmış harika bir polisiye. Güçlü bir araştırmanın eseri olduğu çok belli. Her şeyiyle mükemmeldi. Emek verilen işlere ve içerisinde akıcılığını kaybettirmeden bilgi serpiştirilen, aslında o bilgiyi öğretmeyi amaçlayan işlere hayranım. 10/10 bir kitaptı. Yalvarırcasına herkese okumasını öneririm. Okuyun ki üzerinde konuşabilelim ortak heyecanlarla. :) Sevgiler…
Edebiyat
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,1bin okunma
Reklam
İnsan insan, insan derler idi, insan nedir? Şimdi bildim!
8/10
·112 syf.··
2021 33. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2021 14:25
Sahi nedir insan? Vicdan ve merhamet gibi üstün yetilerle donatılmış, bir akıl bahşedilerek; iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyetine sahip varlık. Potansiyeline hizmet etmekle çabada olan bir varlık. Böylesi yetilere sahipken, bu ayrıcalıkları yeterince kullanabiliyor muyuz? Yeterince kelimesi bile yüksek seviyeli bir ölçüt. İnsani özelliklerimizin ne kadarını her durumda ve her koşulda, uyarlamadan saf iyilikle kullanabiliyoruz? İyiyle kötüyü nasıl ayırt edebiliyoruz? Vicdanımızı eğitebiliyor muyuz? Fedakarlık insandan insana değişen bir kavram mı? İnsalığımızı sorguladığım su süreçte insandan daha kötü bir varlık olmadığını görüyorum. Elinde birçok seçeneği mevcutken en kötüsünü seçen, en basit bir işlemi eyleme dönüştürmekten aciz bir varlık. Çöpünü yere atmaktan imtina etmeyen bir varlıktan bahsediyorum. Bencil bir varlıktan, üşengeç bir varlıktan, hayvanlarını yanmaya terk eden bir varlıktan. Savunmasız masum bir varlığa tecavüz eden bir varlıktan. İşler yolunda gitmediğinde bir can alabilecek kadar gözü dönmüş kendini üstün sayan bir varlıktan: İnsandan. Bunları yapan insanlarla bunları görüp okuyup acısını içinde hisseden insanların aynı türe ait olmasını hazmedemiyorum. Mark Twain kitabında insanın Tanrı tarafından dizayn edilen bir makine olduğunu iddia ediyor. Fedakarlığı katlanabilenlerin ve katlanamayanların gerçekleştirdiği eylemler olarak ayırıyor, kıstas olarak başkaları tarafından izlenme dürtüsü ile bir şeyler yapmanın gerçeklikle ilgisini olmadığını savunuyor ve insanın yaptığı her şeyi öncelikle kendi için, ruhunu tatmin etme amacıyla yaptığını savunuyor. Saf iyilik olmadığını, yapılan iyilikte bile bir çıkar olduğunu anlatmak istiyor. Örneklendirerek; yapılan deneyleri ve geçmişte yaşanan birtakım hikayeleri referans göstererek
Edebiyat
İnsan Nedir?Mark Twain · Kızıl Panda Yayınlar · 202119bin okunma
10/10
·163 syf.··
2021 31. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 22:31
Öyle güzel bir kitap ki… Sabahattin Ali’yi okumuş olmaktan, Sabahattin Ali’nin bizim edebiyatımızdan çıkmasından açizane bir gurura sahibim. Tam motivasyonum düştü derken yıllar öncesinde okuduğum Kürk Mantolu Madonna beni silkeledi ve kendime getirdi. Kelimelerinin birbiri ile oluşturduğu kombinasyonu ve kurgusu için Sabahattin Ali’ye, bilinçli bir kullanımda ise dilimizin zenginliğine bir kez daha saygı ve hayranlık duydum. Raif Beyin Maria’ya olan tutkulu aşk hikayesini, Maria’nın güçlü kadın karakterini halen okumadıysanız ya da okuyup da benim gibi kurgusunu anımsayamıyorsanız lütfen gecikmeyin, tekrar okumaktan imtina etmeyin. Tekrar tekrar okunmayı hakeden güzide bir eser. Gerçek bir eser. Açizane…. Sevgiler.
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
Bu nasıl Yaşamak?
9/10
·205 syf.··
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2021 17:50
Kitabın ana karakteri olan Fugui’nin acı hayat hikayesini bir gezgine anlatması üzerine kurgulanmış Yaşamak. Kitabı okumaya başladığınızda romanın kahramanı Fugui’ye yaptığı hatalardan dolayı sinirlenip, başına gelebilecek olan her ihtimale karşı müstehak olsun önyargısı ile okumayı sürdürürken, her yaşadığı olayda bir insanın kaldıracağından çok daha fazlası olması dolayısıyla bir anda onun safında buluyorsunuz kendinizi. Ölümler ve vedalar gerçekte olduğu kadar kitaplarda da beni en çok etkileyen hikayelerdir. Bu özellikle aile içerisinde meydana geliyorsa sarsıntının derecesi bir doz daha artıyor. Fugui’nin yazgısınındaki talihsizlikler ve kayıplar bu kadar da olmaz dedirtiyor ama ya olursa? Her ne kadar ilk etapta Fugui’yi benim gibi sevmeseniz de kitabın kapağını kapattığınızda ona sarılmak isteyeceksiniz, eminim. Yaşadığı her zorluk yüreğimi burktu. Xu ailesinin birbirleri ile olan bağı, açlıkla mücadeleleri, üstün bir performansla çalışmak zorunda oluşları, bir parça ekmek bulamayışları, bir avuç pirinci bir başkası ile paylaşmaktaki sitemsiz çaresizlikleri, o kadar güzel işlenmiş ki, illa ki bir sayfada gözünüzü dolduruyor. Yaşamak romanında öğrenilecek bir çok insani duygu vardı aslında. Fugui’den mücadeleyi, Jiatzen’den gücü ve anneliği, Fenxcia’dan çalışkanlığı ve iyiliği, Youqing’den karşılıksız sevgiyi ve saygıyı, Kugen’den çocukluğu ve masumiyeti, en sevdiğim ve kendimi en yakın hissettiğim karakter olan Erxi’den vicdanı, merhameti ve önyargıların kırılışını öğreniyoruz. Direkt göze sokularak yapılmadan, her karakterin içten içe okuyucunun anlamasını bekleyerek belli başlı kavramları temsil etmesi oldukça hoşuma gitti. Okumadıysanız, şiddetle değil sevgi ile tavsiye ediyorum. İnsanlığınızı oluşturan tüm duygulardan bir parça bulacağınız bir kitap
Edebiyat
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma