Gerçekle uyum içinde olmak, olanlara karşı içsel bir direniş göstermemektir. Bu onları zihninizde iyi ya da kötü diye etiketlemek yerine oldukları gibi kabul etmek anlamına gelir. Böyle yaparak hayatınızda değişiklik getirmek için harekete geçemeyeceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aksine, hareketlerinizin temelinde bu anla içsel bir uyum varsa hareketleriniz hayatın bilgileri ile güçlenir.
Yaşadığı her günü bir mucize olarak görecekti kız ki, kırılgan yaşamlarımızın her anında başımıza gelebilecek beklenmedik olayları düşünecek olursak, her gün yeni bir mucizedir.
Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan
sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı ;çünkü böylece kendilerini mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı. O tür insanlardan nefret ederdi, genç doktorun şimdi içinde bulunduğu durumdan yararlanarak kendi eksikliklerini maskelemesine izin verecek değildi.
İşte orada,iki sevgilinin düşüp can verdikleri yerde, her yıl, oraya düştükleri günün seherinde tenyerleri ışırken, iki çiçek biter. Bu çiçeğin biri kırmızı, biri mavi açar. Tam günün ucu görünür, çiçekler birbirine kavuşacakken, öte kayadan bir geyik uçarak gelir, çiçekleri yer. Bu her yıl böyle olur.
'Gönülden gönüle pencere vardır.'
Gerçekten de gönülden gönüle pencere vardır.İki insan birbirine gönülden bağlanınca,artık onlar birbirinden ayrı değillerdi.Bedenleri birbirinden uzak düşse de gönülleri beraberdir.