Eğer din bir yetimi korumuyor, kimsesize sahip çıkmıyor, ezilenlerin sesi ve soluğu olmuyorsa yalandır ve afyondur.
Bunlar olmadan kılınan namaz, tutulan oruç, gidilen hac, kesilen kurban, ihya edilen kandil geceleri, ziyaret edilen türbeler vesaire...
Ebu Cehil'in hacılara su verip de yetimi ve yoksulu görmemesi gibi yalandır, afyondur.
Goethe diyor ki; "İnsan kalbinde ne taşırsa dünyayı da öyle görür." İsmet Özel bunu; "Neyi bastırdıysan göğsüne, göğsünü soludukça büyüyen odur." diye anlatmış. Bu böyledir. İnsan neyle beraberse o olur ona dönüşür. Neye sarıldıysa, dünyaya onun gözüyle bakmaya başlar ve değişir..
Yeni bir dünyaya başlıyordum.
Yepyeni şiirler isterdim. Yeni romanlar okumalı, yeni resimler seyretmeli, yazmak için yeniden bir başka Türkçe öğrenmeliydim.