muhammet

muhammet
@okuyor
Bizi işbirliği yapan varlıklar haline getiren şeyin ne olduğunu ve işbirliğinin nasıl işlediğini he­nüz kesin olarak bilmiyoruz.
Sayfa 46
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Cila Teorisi
Cila teorisini savunanların sloga­nı olan "Diğerkam birinin cilasını kazırsanız, bir ikiyüzlünün kana­dığını görürsünüz" sözüne göre, ağırbaşlı-ölçülü dış görünüşümü­zün altında, oyunun kurallarına en iyi ihttimalle gönülsüzce, kendi çıkarları uğruna ve sadece kısmen uyan ahlaksız caniler yatar. Bu­lunmaz bir fırsat yakalayınca, en masum görünen kuzu bile her an cinayet işlemeye ve yağmalamaya hazırdır.
Sayfa 43
İşbirliği yeteneğimizin doğuştan geldiği, matematiksel bir ke­sinlikle kanıtlanamayan tartışmalı bir iddiadır. Bununla beraber, bir davranış biçiminin doğuştan geldiğine ya da daha teknik bir ifadeyle evrim tarafından güçlü bir şekilde yönlendirildiğine dair sağlam ka­nıtlar bulunabilir. Bir yetenek (a) çok erken gelişiyorsa, (b) tüm kül­türlerde ortaya çıkıyorsa ve (c) değiştirilmesi zor ya da imkansızsa, "doğuştan gelen" bir eğilim için mükemmel bir adaydır. Ahlakımız bu tanıma tam uyar. Özellikle de proto-ahlaki eğilim­lerin şaşırtıcı derecede erken ortaya çıktığı artık gayet net kanıtla­nabiliyor. "Gözlemleme süresi araştırmaları" sayesinde, on iki ay­lıktan küçük bebeklerin, başkalarına engel olan ya da zarar veren değil, yardımsever davranan figürleri ve biçimleri gözlemlemeyi tercih ettikleri gösterilebiliyor. Bebekler bile adaletsizliğe alerjik bir tepki verir; zalimleri suçlarından dolayı cezalandırmak, öğrenilmesi gerekmeyen, kendiliğinden gelişen bir tepkidir.
Sayfa 42
İnsana özgü işbirliğinin ortaya çıkışı türümüzün belirleyici ilk ahlaki dönüşümüdür. Neden işbirliği? Eşsiz işbirliği yeteneğimizin evriminde, tropikal ormanların yerini daha açık, savana benzeri alanların aldığı iklimsel-coğrafi değişiklikler büyük rol oynamıştır. Yaşam biçimimizin şempanze ve bonobolardan neden bu kadar farklı olduğunu da açıklar bu. Benzer iklimsel değişikliklerden et­kilenmeyen en yakın akrabalarımız Orta Afrika Kongo Nehri çev­resindeki yoğun ormanlık alanlarda yaşamaya devam etti, bu yüz­den de tamamen farklı bir seçilim baskısına maruz kaldı. Çevremi­zin istikrarsızlaşması ve tehlikeli yırtıcılara çok daha fazla maruz kalmamız, birbirimizi daha iyi koruyarak bu yeni kırılganlığı telafi etmemize yönelik daha çok baskıya neden oldu. Daha yakın işbirliği ile daha büyük gruplarda destek ve güç bulduk.
Sayfa 24
Ahlakımızı, tüm gizemleri ve çelişkileriyle beraber, ancak kö­kenlerini anlarsak anlayabileceğimiz fikri yeni değildir. Bu bağlam­daki son felsefi atılım, projesine soy araştırmasına atıfla "soykütü­ğü”adını veren Friedrich Nietzsche'den gelmiştir. Argümanların ve olguların fikir değişikliğine yol açmaya yetmediğini Nietzsche gayet iyi biliyordu. Güçlü, güzel ve asil olana karşı hınç zehrinin harekete geçirdiği dışlanmış ve haksızlığa uğramış kişilerin tüm değerleri de­ğiştirmeyi başardığı köle isyanı hikayesi, ahlaki "önyargılarımıza" yönelik ilk şüpheyi beslemeyi amaçlayan retorik bir araçtır. Nietz­sche asıl ahlak eleştirisini, kendi olumlu alternatifıni ana hatlarıyla ortaya koyarak yapar: yüce gönüllülük, gurur ve yaşamı onaylayan yaratıcılık gibi bu dünyanın değerlerine yönelik bir ahlak.
Sayfa 16