Gülbeşeker

Gülbeşeker
@okuyorumyorumluyorum
Reklam
Bunların hepsi böyle demek ki:)
Rahip orta boylu, ancak topluydu. Kürsünün kenarına yaslanıp iri elleriyle ahşabı kavradığında, çelik çerçeveli gözlüğünün altında beliren iki kırmızımsı lekeyi andıran yanaklarıyla yoğun ve kara bir biçim gibi algılandı. Güçlü, coşkulu, insanı uzaklara taşıyan bir sesi vardı; dinleyenleri ateşli ve çekiç gibi inen bir tümceyle, “Kardeşlerim, felaketin içindesiniz, kardeşlerim bunu hak ettiniz,” diyerek sarstığında dinleyici topluluğundan kilise avlusuna kadar taşan bir dalgalanma oldu.
Kimi adam vardır ki sabahtan akşama kadar oturur ve düşünür. Onun bir hazine-i efkârı vardır, yani fikir cihetinden zengindir; kimi adam da vardır ki sabahtan akşama kadar ayak üstü çalışır, meselâ bir rençper, fakat yaptığı iş dört tuğlayı üst üste koymaktan ibarettir. Evvelki insan tembel görünür velâkin çalışkandır, diğer insan çalışkan görünür velâkin yaptığı iş sudandır. Zira birisi maneviyat ile zihin gayretiyle yapılan iştir; öbürü vücut ile bedenle yapılan iştir. Maneviyat daima daha âlidir, vücut sefildir. Yapılan işlerin farkı da bundandır.
Alıntı
Bu uçurumların ve bu tepelerin tam ortasına düşmüş, yaşamaktan çok, yönü belli olmayan günlere ve kuru anılara kendilerini bırakmış, acılarının toprağında kök salmayı kabul etmedikçe gücünü toplayamayacak serseri gölgeler gibi akıp gidiyorlardı.
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Alıntı