Klasik bir insan ve bilim savunucusu olarak popüler şeylere karşı her zaman temkinli yaklaşıyorum. Ancak bu defa her köşeye gözüme sokulan bu kitaba kayıtsız kalamadım. Kitabı sipariş ederken içerisinde az da olsa bilim kırıntısı bulabileceğimi düşünmüştüm. Ancak tamamıyla bir hurafe kitabı çıktı. Esasında kişisel gelişim kitaplarına ve kişisel gelişim konuşmacılarına da çok sevgim ve saygım yok. Bunlar sayesinde etrafta kibirli, tanrı gibi gezen insanlardan geçilmiyor. Oysa Karl Sagan'ın de dediği gibi, biz sınırları bile ölçülemeyen sonsuz bir evrende yer alan milyarlarca gezenden birinde yaşayan küçük toz zerreleriyiz. Evren içindeki yerimize ve bilimsel gerçekliğimize odaklandığımız zaman, kendimize gereksiz anlamlar yüklememiz oldukça komik. Üstelik bu mükemmeliyetçi düşünce, bireylerin kendi başarısızlıklarını ve eksikliklerini gördükçe derin bir iç çatışmaya neden olmakta ve bireyleri intihara varan bir ruhsal bunalıma sürüklemekte.
Gelelim kitabın eleştirisine. Her şeyden önce kitap 200 sayfa olmayı hak eden bir kitap değil, aynı cümlelerle kitabı 120-130 sayfa olarak da baskıya hazırlamak hiç zor olmaz. Hele hele sürekli farklı cümleler ile tekrar edilen düşünceleri de çıkınca, 100 sayfa olarak kitabı basmak işten bile değil. Sayfa sayısını artırmak için büyük bir çaba gösterilmiş.
Kitapta "dönüm noktası" olarak adlandırılan pek çok "bilimsel buluş" birkaç küçük üniversitenin yapmış olduğu ve hakkında bilgi bulabilmenin neredeyse imkansız olduğu basit çalışmalar. Daha sonra aynı çalışmaları yapan ve aynı sonuçları alan herhangi bir bilim grubu da yok. Kitapta "kuantum düşünce gücü" ya da "kalp kuantumu" gibi hiçbir yerde bulamayacağınız uydurma kavramlar var. Yazar her ne kadar söylediklerine bilimsel bir temel atfetmeye çalışsa da yazdığı her şeyin altı
Klasik bir insan ve bilim savunucusu olarak popüler şeylere karşı her zaman temkinli yaklaşıyorum. Ancak bu defa her köşeye gözüme sokulan bu kitaba kayıtsız kalamadım. Kitabı sipariş ederken içerisinde az da olsa bilim kırıntısı bulabileceğimi düşünmüştüm. Ancak tamamıyla bir hurafe kitabı çıktı. Esasında kişisel gelişim kitaplarına ve kişisel gelişim konuşmacılarına da çok sevgim ve saygım yok. Bunlar sayesinde etrafta kibirli, tanrı gibi gezen insanlardan geçilmiyor. Oysa Karl Sagan'ın de dediği gibi, biz sınırları bile ölçülemeyen sonsuz bir evrende yer alan milyarlarca gezenden birinde yaşayan küçük toz zerreleriyiz. Evren içindeki yerimize ve bilimsel gerçekliğimize odaklandığımız zaman, kendimize gereksiz anlamlar yüklememiz oldukça komik. Üstelik bu mükemmeliyetçi düşünce, bireylerin kendi başarısızlıklarını ve eksikliklerini gördükçe derin bir iç çatışmaya neden olmakta ve bireyleri intihara varan bir ruhsal bunalıma sürüklemekte.
Gelelim kitabın eleştirisine. Her şeyden önce kitap 200 sayfa olmayı hak eden bir kitap değil, aynı cümlelerle kitabı 120-130 sayfa olarak da baskıya hazırlamak hiç zor olmaz. Hele hele sürekli farklı cümleler ile tekrar edilen düşünceleri de çıkınca, 100 sayfa olarak kitabı basmak işten bile değil. Sayfa sayısını artırmak için büyük bir çaba gösterilmiş.
Kitapta "dönüm noktası" olarak adlandırılan pek çok "bilimsel buluş" birkaç küçük üniversitenin yapmış olduğu ve hakkında bilgi bulabilmenin neredeyse imkansız olduğu basit çalışmalar. Daha sonra aynı çalışmaları yapan ve aynı sonuçları alan herhangi bir bilim grubu da yok. Kitapta "kuantum düşünce gücü" ya da "kalp kuantumu" gibi hiçbir yerde bulamayacağınız uydurma kavramlar var. Yazar her ne kadar söylediklerine bilimsel bir temel atfetmeye çalışsa da yazdığı her şeyin altı