Puan vermedi·109 syf.·
2026 25. kitabı
Fransa’da, küçücük bir masum kız çocuğunun doğduğu andan itibaren, anne ve babasının psikolojik ve fiziksel şiddetine nasıl maruz kaldığını anlatan kısacık, gerçek bir roman. Açıkçası, kitap her satırında beni çok öfkelendirdi. Minicik masum bir çocuğun hissettiklerini ben de hissettim, bazı sayfalarda bu kadar mı vahşileşebilir insanlar diye sorguladım.Fiziksel şiddete maruz kalmasını gösteren onlarca emare olmasına rağmen yetkililerin buna kör kalmasına ayrıca öfke duydum. Ortada koca bi istismar olduğu aşikar keza anne ve baba oyunculuklarıyla yetkilileri bir şekilde öyle olmadığına ikna edebiliyor. Sonradan durumun ciddiyetini anlasalar da ne yazık ki “Geç gelen adalet adalet değildir” sözünün vücut bulmuş halini hissediyorsunuz kitabın son satırlarında. Nedense hep iş işten geçtikten sonra bir şeylerin ciddiyetini idrak ediyoruz. Keşke şu dünyada çocuklar acı çekmese, keşke onlara daha iyi bi dünya sunabilsek... Keşke çocukları koşulsuz bir sevgi içinde büyütbilecek idrağa sahip yetişkinler anne baba olabilse.. Diana gibi acı çektim, kimsesizliğini içimde hissettim. Gerçekten çok etkileyici bir kitap hala etkisinden çıkamıyorum, keşke herkes ilahi ve adil bir anne baba olabilse. Her sayfasında biraz daha içim sızladı, biraz daha sustum. Bir çocuğun duyulmayan sesine tanıklık etmek kolay değildi. İnsanın kalbine dokunan, düşündüren ve iz bırakan bir kitap. Mutlaka okunmalı.
1000Kitap
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Seride bu kitapta beğendiklerim arasına girdi. Evet konusu ağır hele de bir kadın olarak empati kurarak okumak insanı zorluyor. Ama adamın kadına yaklaşımı o kadar naif ve saygı doluydu ki, kadını pamuklara sardı helal olsun. Keşke dünyada böyle kötü niyetli insanlar yok olabilse. Başta dediğim gibi insanı psikolojik olarak hafif zorluyor ama sonu mutlu bitiyor. Kadının adama güvenip, yanından ayrılmaması da bence mantıklıydı. Bazıları bunu eleştirmiş ama Asya için Pavel kahramandı ve ona yakınlaşması çok normaldi bence.
Parçalanmış RuhlarNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20241,135 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·296 syf.··
2026 42. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 10:23
Bir insan, kurduğu dünyayı korumak için ne kadarını görmezden gelebilir? Ya ihanet en yakınınızdan gelmişse? Bu hikaye çok tanıdık ama çok şaşırtıcı bir hikaye.. İnsanın yaptığı anlık bir hata, gerçekten bir anda mı gelişir yoksa yıllarca içine atılanlar sonucu mu patlar? 30 yılı aşkın süredir dost olan Amos ve Emerson'ın dostluğu ortaya çıkan bir sırla sarsılır. Spoiler vermemek adına detaya girmek istemiyorum. Ama okuduğumuz hikaye bir ihanetin sarsıcılığından çok alışılmış bir düzeni sürdürme ikilemini öne çıkarıyor. Özellikle hikayedeki annelerin tepkileri, insanı ebeveynlik konusunda çok sorgulatıyor. İlk defa Hal Ebbott okudum, metinle ilgili hem çok iyi yorumlar hem de çok yargılayıcı yorumlar vardı. Ben iyi bir metin olduğunu düşünenlerdenim. Metinde çok fazla benzetme kullanılmış, bu biraz yorucu olabilse de genel olarak güzel bir metindi. Yazarın kalemine sağlık.
1000Kitap
Dostlar ArasındaHal Ebbott · Holden Kitap · 202699 okunma
Keşke Hiç Doğmasam…
Puan vermedi·152 syf.··
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 20:17
Kısa bir kitap çerez niyetine okuyuvereyim demiştim sadece. Nerden bilebilirdim ki edebiyat tarihinin en genç Hamlet’i ile tanışacağımı. Üstelik gün gün varoluşuna şahit olacağımı… Evet kitabımız bir ihaneti anlatıyor. İlk başta aaa ne var canım , her kitapta olur bunlar diyorsunuz. Sonra anlatıcıyla karşılaşıyorsunuz. O da ne ? Anlatıcımız henüz anne karnında gelişmeye başlamış bir fetüs evet evet bir fetüs Hep deriz anne karnında bebekler dışarda olan biten her şeyi anne karnında fark ederler. Ama keşke her bebek hep güzel şeylere şahit olabilse. Hamileliğinin son aşamasındaki Trudy, ihanet ettiği kocası John’u kafasının karışık olduğu bahanesiyle evlerinden uzaklaştırdıktan sonra son derece sığ, çıkarcı ve bayağı kayınbiraderi Claude’la yaşamaya başlar. Trudy ve Claude, John’a ait paha biçilemez eve konmak için planlar yaparlar. Fakat bu kumpası ilk aşamasından beri takip eden bir kulak misafirleri vardır: Trudy’ nin rahminde, kendisini bekleyen geleceğe doğup doğmama konusundaki kararımı henüz verememiş bir fetüs. Ve tüm olan şeyler sonucu bebeğimiz şöyle diyor: Keşke hiç doğmasam… Olay örgüsü çok güzeldi. Kısa ama etkileyici diyebileceğim nadir kitaplardan. Keyifle okunsun
Fındık KabuğuIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20171,494 okunma
Uyuyan Vicdanları Uyandıran Bir Tokat: Hacı Ağa’yı Okurken
Puan vermedi·105 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 04:48
Sadık Hidayet’in Hacı Ağa’sını bitirdiğimde içimde tuhaf bir fırtına koptu. Kitaba başlar başlamaz o Hacı Ağa'nın nasıl bir kan emici olduğunu iliklerime kadar hissettim. Sözde dindar, özde halkın cebindekini çalan, çaldıklarıyla semiren o tanıdık silüet... Okurken sayfalara bakıp içimden hep şunu söyledim: "Ulan hiç yabancı gelmiyorsun, sanki her gün karşımda gibisin!" Gerçekten de öyle değil mi? Etrafımız insanları açlıkla, yoksullukla sınayıp dini hurafelerle uyutan, kendi kasasını doldururken her türlü arsızlığı mübah gören bu adamlarla dolu. Sayfalar aktıkça, adamın serveti ve kibri büyüdükçe benim de vicdanım sızım sızım sızlamaya başladı. Göz göre göre yapılan bu hırsızlıklar, bu riyakârlık karşısında "Kimse mi dur demeyecek, kimse mi buna isyan etmeyecek?" diye yiyip bitirdim kendimi. Bir ara o ağır, kasvetli ve ikiyüzlü dünya ruhuma öyle bir çöktü ki, kitabın sonlarına yaklaşmama rağmen kaçıp uyumak, o ağırlıktan kurtulmak istedim. Ama sonra... Tam da sessizliğin ve umutsuzluğun dibindeyken sahneye o şair çıktı ve uykum falan kalmadı! O şairin, Hacı’nın karşısına dikilip bütün şerefsizliklerini, bütün yalanlarını suratına bir tokat gibi çarpması var ya... İşte o an, okurken içimde biriken o zehirli irin aktı gitti. O adam konuştukça ben rahatladım, o haykırdıkça vicdanımın ağrısı dindi. Resmen içsel bir arınma yaşadım. İnsan o an tek bir şey diliyor: Vicdanı olan, insan olan herkes keşke o şair gibi olabilse. Dünya maalesef bu Hacı Ağalarla kaynıyor, bitmek de bilmiyorlar. Ama o şairin sözleri insana umut veriyor. Bir gün gerçekten herkesin bilinçlendiği, bu kan emicilerin yüzüne gerçeklerin korkusuzca haykırıldığı o devrim dolu günlerin geleceğine inanmak istiyorsun. Çünkü karanlığı, sahteliği ve bu uykuyu ancak gerçeği yüzlerine çarpan o cesur kelimeler
Hacı AgaSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20172,886 okunma
1/10
İnceleme bile yazmayacağım rezalet bir şey. Terör güzellemesi ve saçma sapan bir olay örgüsü. Hayat bu kitaba zaman vermek için çok kısa. Ayrıca size bir şey vermeyi bırakın sizden alıyor OFFF YOK OLABİLSE KEŞKE HİÇ OLMAMIŞ OLSA BU KİTAP.
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma