Türk milleti İstiklâl Harbi’ni başlatmış orduya cephe almadı, Cumhuriyet idaresinin asayişi temin hususundaki gayretlerini destekledi. Buna rağmen bırakın dine dair müspet yayınlar yapmağı, Kur’an elifbası basmak bile büyük hadiseydi. Namaz kıldığı ve Kur’an okuduğu için karakolda falakaya çekilen sakallı hocaları hiç anmayalım. Dine taviz verildiği söylentisi temelsizdir. Tek parti döneminde sadece İslâm’a değil, her türlü metafizik düşünceye öylesine husumet gösterildi ki, bazı yasakların sona ermesi dine taviz gibi göründü. Türk toplumundan öcünü alamadıklarına inananlar bugün bile Ezan’ın aslına uygun olarak okunması yerine Türkçeye tercümesinin mecbur edilmesini savunmaktadırlar.
İsmet Özel
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Oruç tutmayana saygı duyun falan filan.. Saygı duymuyorum. Neden saygı duyayım? Saygı, hak edilen bir şeyse eğer. Ki bence saygı hak edilen bir şeydir. Ve insana gurur veren, iftihar edilesi bir şeydir, bir ödüldür saygı. Dolayısıyla oruç tutmayan nasıl bir saygı hak edebilir ki?
Oruç tutmayana saygı duymak yerine saygısızlık yapmamak yani eylemsizlik olabilir.
Ey şirişk olmazdı her katra'nda bir ummân ıyân
Dildeki deryâma bir yüzden müzâhi olmadan
-Muhyiddin Raif Yengin
(Ey gözyaşı! Sen benim gönlümdeki deryaya benzememiş olsan her damlanda bir ummân görünür müydü?)