Oldi

Oldi
Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık. #42257405
O zamanlar Türkçe yoktu Osmanlıca vardı. Redhouse iftira etmiş.
İngiliz William Redhouse, 1890'da yayınlanan türkçe ingilizce sözlüğüne "Turkish and Engilish Lexicon" adını vermişti.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dil aslında devletin malı değildir; millete, halka aittir.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Cebimdeki Son Düzlük
Rüyanın ortasından yazıyorum, Henüz uyanmadım: Melekler inmeye başladı yanlarında beyaz lerze, Uçuşuyor göklerde kelebekler yerine. Bir çocuk alnımı kurcalıyor, Ceplerimi kurcalıyorum. Son düzlük katlanmış 5 kere Uzatıyorum Afgan şefin torununa. Rüyanın sonundan yazıyorum: Hayal kurarken nasıl da zengindim Oysa Bir tanesini bile taşıyamadan rüyalarıma Uyanıyorum! -oldi
Kazak Oraz bay, Türkiye'de Oruç bey oluyor! Kelimenin aslı farsça, öyleyse bu fark nereden kaynaklanıyor? Modern zamanlarda iştikakçıların piri merhum Şinasi Tekin "İştikakçinin Köşesi" kitabında bunu açıklığa kavuşturuyor. Kelime orta farsçada, yani pehlevicede "roçag", 9. asırda yeni farsçaya roze şeklinde girmiş, kelimenin sonundaki g sesi düşmüştür. İşte karahanlıcaya kelime bu asırdan sonra girdiği için ruze olarak yerleşmiştir. Batı veya Oğuz türkçesine kelime daha erken bir dönemde girdiği için roçe olarak girmiş, roçe'nin başına sessiz harfle başlayan kelimelerin başına gelen gelmiş ve oroçe, sonra da oruç olmuştur. Bunun "ıspanak"tan tutun da "ireceb"e kadar bir sürü örneği var.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Kelimenin(ramazan) kökü rmd (re mim dat, ramad), kum ve benzeri şeyler üzerinde güneşin harareti ve yakıcılığının şiddeti anlamına geliyor. Hz. Muhammed'in amcaoğlu meşhur tefsir ve fıkıh âlimi, hadis ravisi İbn Abbas'ın, bir Yahudi'nin oruç ayının neden ramazan olarak adlandırıldığı sorusuna verdiği cevap ilgi çekici: "Zira bu ayda günahlar kavrulur."
Sayfa 95·Kitabı okudu