Oldi

Oldi
Derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık. #42257405
Türkiye'de eğitimin bir numaralı meselesi dil fakirliği... Maarif gibi ihatalı bir kelimenin yerine geçmekle kalmayıp sahanın bütün kelimelerine karşılık kullanılan bu kelimeden kurtulmadan kafa karışıklığından halâs olmak mümkün değil.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dile müdahale, günlük dili büyük ölçüde etkilemedi. Bazı kelimeler değişti, kullanılan kelime sayısı azaldı. Asıl ilim ve edebiyat dili zarar gördü. Birçok alanda terimler latince kökkenli dillerden alınmaya başlandı. İlmi ifadenin netliği kayboldu, nesir akıcılığını yitirdi, şiir ise âhengini...
Sayfa 13·Kitabı okudu
Dil, kelimeler 1930'larda tabii seyrinin dışına çıkmaya zorlanmıştır. Dil okyanusumuzda serazad dolaşan kelime gemilerinin bir kısmı batırılmış, bir kısmı hasarlı olarak limanlara raptedilmiştir. Dil denizimizin büyük bir bölümü seyredilemez hâle gelmiştir. Ådeta denizden vazgeçip tahditli bir su kütlesine, göle razı olmak zorunda bırakılmışızdır.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Uçun Kuşlar
'Sevgili oğlum Mehmed Said'e' Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere Şimdi dağlarında mor sümbül vardır Ormanlar koynunda bir serin dere Dikenler içinde sarı gül vardır O çay ağır akar, yorgun mu bilmem Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem Yüce dağ başında siyah tül vardır Orda geçti benim güzel günlerim O demleri anıp bugün inlerim Destan-ı ömrümü okur dinlerim İçimde oralı bir bülbül vardır Uçun kuşlar uçun, burda vefa yok Öyle akarsular, öyle hava yok Feryadıma karşı aks-i sada yok Bu yangın yerinde soğuk kül vardır Hey Rıza kederin başından aşkın Bitip tükenmiyor elem-i aşkın Sende derya gibi daima taşkın Daima çalkanır bir gönül vardır
Sayfa 83·Kitabı okudu