Tevazu kelimesi "vaz" kelimesinden gelir. Adaletin tanımlarından biri de "vaz'u'ş şey'i alâ mevziihi" yani bir şeyi mevziine (olması gereken, hak ettiği yere) koymak demektir."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yazık olsun hem bize hem size! Güya akademisyensiniz öyle mi? Slogan atmaktan başka ne işe yarar çoğunuz? Memleketin en büyük yobazları varoşlardan değil üniversitelerden çıkıyor hoca! Sabahtan akşama kadar kuram ezberliyor, ezberletiyorsunuz. Değil yeni bir kuram geliştirmeye, en ucuzunu reddetmeye yetecek cüretiniz yok. Değil reddetmeye, aykırı bir ses duymaya tahammülünüz yok. Bütün memleket üniversitelerden gelecek bir ittihat meşalesine muntazır vaziyette hürmet pınarları çağlıyorken, sizler istibdatın lügatçesine kendi isminizi yazıyorsunuz. 'Vicdanı hür nesiller' dedikçe, vicdanı azad ediyor. 'aklı hür nesiller' dedikçe, aklı yele veriyorsunuz.
Sayfa 13 - Muhsin Gazi Erdem - Meşale·Kitabı okudu
Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla, başarısızlığa giden yol hasetçilerin haset dolu bakışlarıyla, edebiyatımızın müstesna bahçesine çıkan patika ise ölü dergilerin sayfalarıyla döşeliydi. İhtiyat, en kıymetli tedbirimizin adı oldu bu yüzden.
Hayvan, ruhu alt ettiği zaman, insan taş yığını gibi histen ve merhametten uzak bir külçe haline gelecek, etrafındakı insanların felaketine, vatanın derdine, ıstırap içinde inleyen bir kütlenin feryadına ve insanlığın geleceğine karşı canavarlar gibi duygusuz ve algısız kalacaktır. "Benden sonra tufan; ve benden ötesi yokluk!" diyendir. Önünde kütleler uçuruma sürüklenirken, baş ağrısını en büyük dert olarak gösterendir. Kayıtsız, içindeki kuruntulara ve vehimlere esir olup, "Dünyayı düzeltecek ben mi kaldım, varsın bir hayal için birbirlerine girsinler. Her şey yine olacağına varır. Biz ne büyük davalara kalkanları gördük, hangisinin istediği oldu? Kimin yerinde namı nişanı kaldı? Bize kendi derdimiz yeter, adam sende!" diyecek; bencilliğinin ayıbını tevekkül perdesi altında örtmek isteyecektir. Fakat biliniz ki, onun ilgisizliği yalnız âlem içindir; duygusuzluğu yalnız insanların azabı ve felaketi içindir. Kayıtsız, asla kendine çevrilen en küçük zararı affetmeyecek, ayağına takılan taşın bir felaket gibi matemini tutacaktır.