Okurken...
Kitaplığımda dört senedir okunmayı bekleyen Süleyman'ın Şarkısı'nı elime alırken konusunu bilsem de -yazardan Sevilen kitabını okumuştum- dönem ile ilgili bilgim yoktu. Rüzgar Gibi Geçti'yi yarılamışken başladım. 1930'lu yıllardan başlayarak Sütçü ve Gitar'ın hikayesiyle zencilerin tarafından, zencilerin ırkçılıkla mücadelesini, 1960 yılların başından Scarlett'ın hızlı, rüzgar gibi geçen yaşamıyla Amerika İç Savaşı ve sonrasını beyazların tarafından okumak güzel tevafuk oldu. ☺️ Kitap geldi okuru buldu sanki📖☕
Ben çok dinini yaşayan biri değilim ah keşke olsam.
Normalde ben dört dörtlük bir Müslüman değilim çeyrek bile değilim şimdi bunu niye anlattın diyecekler ve günahlarımı şahit etmemeye dikkat ediyorum. Çünkü Allah şahidi olmayan her günahı affedecek. Tabii ki şahidi olanı da affeder ama şahit etmemek en doğrusuymuş. Dışarıda dua ettiğimde veya doğru bir şey söylediğimde çok dindar gözüküyorum. Oysa ben birçok farzı yerine getirmiyorum. Belki ama ne yapıyorum ya da ne yapmaya çalışıyorum Allah yardım ettiği kadar nefsimi tanımaya çalışıyorum dua etmeyi seviyorum ve kızgınsam kırgınsam bile insanları affetmek istiyorum. Çünkü onlar yapmıyor Allah onlara yaptırıyor. İnsanlarımız o kadar çok sebepten bilir oldu ki sebebin sahibini unutuyorlar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kalbimi de ruhumu da çok yordum. Bazı şeylerin hep keşkesi ve pişmanlığı oldu. Kalbimin derinliğinde çokça ümitsizlik, kırgınlık, sevgisizlik yatıyor. Çoğu az da olsa mutluluğun her an bir litre göz yaşına sebep olabiliyor. Çok biriktirmişliğim var hepsi içimde kocaman bir yanardağ... Karşımdakini mutlu edebilmek için çaba sarf ettiğim ne varsa hiç olmadığım , yapmadığım hakarete maruz kalarak bana kötü şekilde döndü sevmenin, değer vermenin çok ağır bedelleri varmış... Birçok hayallerim, umutlarım vardı. Hayallerimin içine hiç ummadığım şeyleri hayallerime kattım. Hep yarım kaldım birçok kez kırıldım birçok kez sustum... Ne hayaller kaldı ne umutlar... hayat bir döngü içinde dönüp duruyor sadece; aynı duygular, aynı yaşanmışlıklar, aynı hatalar, aynı hevesler... Bir gün gerçek anlamda iyileşmeyi istiyorum. Benliğimi korumak, kendime saygımı kaybetmeden tekrar eski neşemi kazanmak kaybettiğim bütün renklerimi tekrar tekrar hayatıma katmak için yaşamayı Umut etmek istiyorum. Ve beni yoran bu tüm duygularımdan kurtulmak istiyorum. Ruhumu, kalbimi , benliğimi iyileştirmek, duyduğum onca kötü kelimelerinin ağırlığından üzerimde atmak istiyorum . Kendimi kimseye ispatlamak zorunda da değilim. Kendi çizdiğim yolumla tekrar en dipten bile tek başıma mücadele ederek kendimi yeniden ayağa kaldıracağım. Kendi doğrularımla, var gücümle yürüdüğüm bir yol tek başıma...
1000Kitap
Badireler rutin oldu artık benim için ama bi tek senin güzelliğini atlatamadım.
Şekli çok güzell oldu

DİLCE

@Empress_Dilce
·
Bu da benim göz rengim
Akım olmasa paylaşmazdım düz kahverengi işte Gözümüz çıkmadan bitsin şu akım hahshahshs
Güllü Bahçe
Kemallettin Tuğcu'nun Güllü Bahçe hikayesini okuyorum. Dikkatimi çeken çok ilginç bir şey oldu. Kitaptaki çocuk babasından söz ederken babasının tarlada ev yapabilmesini, traktör sürmeyi bilmesini, toprak sürmeyi bilmesini okumuş olmasına bağlıyor sürekli. 'Babam okumuş bir adam olduğu için' ile başlıyo cümleler. Eskiden okumanın ne demek olduğunu gösterdi kitap bana bizim eğitimimizle onlarınkini kıyasladım ve üzüldüm bizim için. Bütünleşmiş bi sistemleri varmış. Çok hoşuma gitti.
Edebiyat