10/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:12
Tomris Uyar’la tanıştığım ilk kitap Sekizinci Günah oldu ve genel olarak beğendim. Kitap, büyük olaylardan çok insanların iç dünyasına ve duygularına odaklanıyor. Yazarın sade ama etkileyici anlatımı sayesinde karakterlerin hislerini samimi bir şekilde hissedebiliyorsunuz. Bazı bölümlerde durup düşündüren, insan ilişkilerine farklı gözle bakmanızı sağlayan bir eser. Tomris Uyar’ın kalemiyle ilk kez tanışmış biri olarak, diğer kitaplarını da merak etmeme neden oldu.
İnceleme
Sekizinci GünahTomris Uyar · Can Yayınları · 2026673 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 4105. kitabı
Jules Verne denince aklıma her zaman sıra dışı yolculuklar, keşifler ve bilimsel hayal gücü gelir. Bu yüzden Chanteleine Kontu'nu okumaya başladığımda beni bambaşka bir Jules Verne'in karşılayacağını tahmin etmiyordum. Bu eser, yazarın alıştığımız macera ve bilimkurgu yönünden çok, tarihî olaylara odaklanan farklı bir çalışması olmuş. Kitap, Fransız Devrimi sonrasında yaşanan karışıklıkları, savaşları ve insanların bu süreçte verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor. Verne, dönemin atmosferini oldukça başarılı yansıtmış. Özellikle savaşın insanlar üzerinde bıraktığı izleri, ailelerin parçalanmasını, ayrılıkları ve yaşanan acıları okurken dönemin zorlu şartlarını hissetmemek mümkün değil. Tarihî olaylar sadece bir arka plan olarak kullanılmamış; karakterlerin hayatlarını şekillendiren güçlü bir unsur hâline gelmiş. Bunun yanında kitapta etkileyici bir aşk hikâyesi de yer alıyor. Savaşın ve kaosun ortasında filizlenen duygular, hikâyeye duygusal bir derinlik katmış. Aşk, sadakat ve umut temaları, karanlık dönemlerin içinde bile insanı ayakta tutan değerler olarak öne çıkıyor. Eserde en sevdiğim noktalardan biri, Jules Verne'in olayları tarafsız bir gözle anlatmaya çalışması oldu. Tarihî süreçleri aktarırken yalnızca savaşları değil, bu savaşların insanların hayatlarında açtığı yaraları da göstermesi kitabı daha etkileyici kılıyor. Bazı bölümlerde olay örgüsü ağır ilerlese de dönemin tarihine ilgi duyan okurlar için oldukça değerli bilgiler içeriyor. Sonuç olarak Chanteleine Kontu, Jules Verne'in farklı yönünü görmek isteyenler için güzel bir tercih. Bilimkurgu beklentisiyle okunursa şaşırtabilir ancak tarihî roman sevenler için savaşın yıkıcılığını, ayrılıkları, fedakârlığı ve aşkı bir arada sunan etkileyici bir eser. Ben kitabı okurken hem dönemin Fransa'sına kısa bir
Chanteleine KontuJules Verne · Alfa Yayınları · 202061 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnce Memed’den Bana Kalan
Puan vermedi·436 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 09:16
Çok sevdiğim birinin önerisiyle aldım bu kitabı. Bu incelemeyi yazmak için heyecanlı olsam da zorlanacağımı biliyordum. Ama varsın zorlayıcı olsun; insan biraz da zorlandığı yerde gelişiyor. Bu, Yaşar Kemal’den okuduğum ilk kitap. Kitap, uzun bir çakırdiken tasviriyle başlıyor. İlk başta sıradan bir doğa betimlemesi gibi görünse de sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki çakırdiken yalnızca bir bitki değil. Ağalık düzenine boyun eğmiş köylünün acısı, Memed’in yarası, yakarışı ve isyanının sembolü. Memed çakırdikenlerin arasında koşarken yalnızca bacakları yaralanmadı; ruhu, benliği ve kalbi de paramparça oldu. Belki de bu yüzden yakmak istedi hepsini. Yakarak kurtulmak istedi acısından. Peki neden köy halkı kendilerini ezen, aç bırakan, tarlasına, bağına, bahçesine, öküzüne göz diken bu ağalık düzeninin karşısında el pençe divan durdu? Neden bazıları Memed’in başkaldırısının ardında dimdik durabilirken, bazıları başka bir hayatın mümkün olduğunu gördüğü hâlde kendi celladından vazgeçemedi? Ve Hatçe… Canım Hatçe. Güzel Hatçe. Kadersiz Hatçe… Dağda bile bir aynaya özlem duyan, kıyafetlerinden vazgeçmeye kıyamayan, hayallerine sımsıkı tutunan Hatçe… Yüreğimi en çok sen yaktın. Serinin diğer kitaplarını da elbette okuyacağım. Ama şimdilik bu hikâyenin bende bıraktıklarıyla biraz baş başa kalmaya, içimde demlenmesine izin vermeye ihtiyacım var. İnce Memed, yalnızca bir eşkıya hikâyesi değil; zulme boyun eğmeyi reddeden, adalet arayan ve başkaldırmanın bedelini göze alan insanların hikâyesi. Sistemi sorgulayan, kabullenmek yerine değiştirmeyi düşünen ruhlara iyi gelecektir. Okuyunuz. Okutunuz efendim. Yakında yeniden görüşeceğiz, İnce Memed. Şimdilik hoşça kal…
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
“İçinizde kim günahsızsa, ilk taşı o atsın!”
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 03:25
İnsanın içine yerleşmiş önyargıları, ahlaki yargıları ve kolayca verdiği hükümleri sorgulayan Yeşil Peri Gecesi , aynı zamanda ebeveynliğin, çürümüş aile bağlarının, sevgisizliğin ve ilgisizliğin hatta bencilliğin romanı da! Dünyaya getirilmiş bir çocuğun kendini bir yere ait hissedememesinin hayal kırıklığı… Suçlu kim sorusunun etrafında çürüyen hayatlar! Şebnem’in hayatını okurken kendimi sık sık bir yargıcın koltuğunda yakaladım. Onun seçimlerini, hatalarını, savruluşlarını sorgularken bir noktada şu gerçekle yüzleştim: İnsanların hayatlarına uzaktan bakmak ne kadar kolay, o hayatı yaşamak ise ne kadar zor. Bir insanı sadece sonuçlarıyla değerlendirmek, onu o noktaya getiren kırılmaları görmezden gelmek demek. Ayfer Tunç , Şebnem’in hikâyesi üzerinden toplumun güzellik, kadınlık, sınıf ve ahlak anlayışını büyük bir ustalıkla masaya yatırıyor. Roman boyunca herkes birbirini yargılıyor; aileler çocuklarını, erkekler kadınları, toplum ise kendine benzemeyeni… Ama sayfalar ilerledikçe şu soru zihne yerleşiyor: Gerçekten masum olan var mı? Bu kitabı okurken hissettiğim en baskın duygu hüzün değil, öfkeydi! Şebnem’in yaşadıkları tek bir kişinin trajedisi değil; sevgi eksikliğinin, dışlanmanın, görünüşe verilen değerin ve insanı anlamadan etiketlemenin yarattığı ortak bir yaraydı. Romanın sonunda karakterleri suçlamaktan çok onları anlamaya çalışırken buldum kendimi en çok Şebnem’i… Anneyi anlamak istemedim hatta o kadar çok kızdım ki kalbimde yer etmedi. Yazarın alıntıladığı cümle zihnimde öylece durdu “GÖKYÜZÜ GİBİ BİR ŞEY BU ÇOCUKLUK, HİÇBİR YERE GİTMİYOR.” Çünkü ölene kadar sorumlusunuz, zarar verdiğiniz, sevmediğiniz sarıp sarmalamadığınız çocuklarınızdan… Yeşil Peri Gecesi , insanın karanlık taraflarını anlatırken bile merhameti elden bırakmayan güçlü bir roman. Belki de
1000Kitap
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 201611,7bin okunma
9/10
·212 syf.··
2026 19. kitabı
Selam kitap dostları . Bugün bir aşk romanı ile geldim ama bu kitap için sadece bir aşk romanı demek doğru olmaz; pişmanlıkların, hatıraların ve insanın kendisiyle yaptığı uzun bir hesaplaşmanın hikayesi diyebiliriz. . "Bazen insan birini değil, onunla kurduğu hayali sever." Firuze'yi Sever Gibi, yalnızlık, pişmanlık ve geçmişin gölgesinde kalmış duygular üzerine yoğunlaşan bir roman. Kendine has karakterleriyle,konusuyla ve anlatım tarzıyla oldukça etkilendiğim bir roman oldu. . Asım'ın geçmişe yaptığı yolculuk, aslında hepimizin kendine sormaya cesaret edemediği soruların peşinden gitmesi gibi. Bazı hatıralar silinmez; çünkü insanı değiştiren şey yaşadıkları değil, unutamadıklarıdır. . #FiruzeyiSeverGibi #okudumbitti
Firuze’yi Sever GibiAslıhan Acartürk · Elpis Yayınları · 202321 okunma
Beklentiniz yoksa, korku hikayelerini de seviyorsanız...
8/10
·224 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 00:00
Okunur ama daha çok çocuklar için tabii. Çocuk dediğim de ortaokullu-liseli yaş aralığındaki ergenliğe yeni girmiş çocuklar. (12-14 yaş) Yaklaşık 8 yıl önce serinin 2.kitabını ortaokulumuzun kütüphanesinde okumuştum ve bayağı etkilemişti beni. Korkutmamıştı ama bir miktar rahatsız etmiş, Korku türüne ilgimi pekiştirmişti. Özellikle de sonuyla beğenimi kazanmıştı. Nostalji amacıyla bu sefer tüm seriyi okuyayım dedim. 1. Kitap büyümemden midir, bazı hikayalerin konularının diğer bölümlerle kıyasla tekrar ediyormuş gibi hissetirmesinden (hipnoz edilme, ele geçirilme) midir bilemem sıkıldığım yerler oldu. En güzel kısmı yine son bölümdü. Diğerleri vasat. En sevmediğim diğer kısmı hikayelerin çoğunun sanki yarıda kesilmiş olması. İnsan okurken beklentiye giriyor, haliyle sonuç da bekliyor. Öykü birden bitince hikaye önemini yitirmiş oluyor gözümde. (Yazar son yazmayı umursamamış ben neden hikayeyi umursayayım ki?) Neyseki son kısımda olmadı da kurtardı. Montague'nin hikayesi anlatılmaz diye çok korkuyordum. Böyle anlattım ama...Ama Türkiye'yi içeren bir bölümü var o yüzden 8/10 veriyorum Kısa korku öyküleri sevenler bakabilir. (Beklenti olmadan okuyun.) Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri
Montague Amca'nın Dehşet HikayeleriChris Priestley · Tudem Yayınları · 2009229 okunma