"FİRUZE'Yİ SEVER GİBİ"
"Zaman akar durmaz, hayat tekrar yaşanmaz, giden zaman geri gelmez, bazı pişmanlıklar affedilmez, kaderin karşısına neler çıkaracağı kestirilemez."
Ömrümün son zamanlarını yaşayan, yalnızlığa mahkum kalmış birinin; bu son zamanlarına tanıklık ediyoruz. Hayatını baştan sona gözden geçirir bir film şeridi gibi. Geçmişe dönük pişmanlıkları, keşkeleri, hataları, yanlışları, doğruları ile. İç huzuru arama, kendisiyle yüzleşip hesaplaşma...
"Kuş olsun
İnsan olsun
Yalnızlık sevmeyi bilmeyenlerin icadı".
Annesini hiç sevmeyen bir baba. Kocasına asla ulaşamayan bir annenin oğludur Asım. Varlıklıdır, zengindir fakat babası ile arasındaki uçurum, soğukluk onu mutlu etmeye yetmez. Baba sevgisi alamamıştır. Taştan duvarlar örmüştür, baba karısı ve oğluna.
Hayalidir; o evden, bulunduğu ortamdan, yaşadığı köyden uzaklaşmak. Üniversiteyi kazanır İstanbul'a yerleşir. İlk adımını atar hayatındaki değişiklik yolunda.
Anılarının unutulmazları olacak samimi, içten dostluklar kurar Ahmet ve Hilal ile. Birgün gittikleri restorantta biri vardır ki dikkatini çeker Asım'ın ilk görüşte aşk başlar âdeta. Onu görebilmek için her gün aynı restoranta gider. Her yolu dener, tüm çabaları sonucu kadına ulaşır ve konuşma fırsatı bulur. Güzelliği kadar gizemli ve sırlarla doludur Firuze. Dünyası olmuştur Asım'ın. Tüm hayallerini, yaşantısını ona göre şekillendirir. Fakat bencildir Firuze onu yalan dünyasına dahil etmiş, asla değer verip, sevmemiştir. Bir an da, birden sebepsiz ortadan kaybolur ardında herhangi bir iz bir mektup bırakmadan. Hayattan kopuş, kendi ile konuşmalar, her yerde Firuze'yi arar sorar olmuştur. Ruhsal bir bunalıma girer. İçsel çöküş yaşar. Dağılır dağıtır kendini.
Ayşen ise bu zor zamanlarında saf sevgisiyle tek destekçisidir, hep yanındadır. Asım görmez