8/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:12
Uzun yıllardır listemde olan ancak bir türlü okumaya vakıf olamadığım bir yazar. Okumuş olduğum ilk eseri "Bağlanma" oldu. Yazar kitapta Fethi Gemuhluoğlu ile ilgili düşüncelerini ve hatıralarını paylaşmış. Ona duymuş olduğu saygıyı ve minnet borcunu kitap aracılığıyla yerine getirmiş. Daha önce Sadettin Ökten tarafından duymuş olduğum bu ismi, yine aynı bakış açısı çerçevesinde Nuri Pakdil'den okuma imkanı yakalamış oldum. Kitap birkaç sayfadan oluşan küçük bölümlerden meydana geliyor. Fethi Gemuhluoğlu'nu merak edenler özellikle okuyabilirler. Bununla birlikte kitapta Fethi Gemuhluoğlu'nun bakış çerçevesinde olsa da insanın kendini gerçekleştirebilmesi, modern ve mekanik hayatın çarklarından kurtulabilmesi üzerine ne yapması gerektiğine ait yazılar mevcut.
BağlanmaNuri Pakdil · Ketebe Yayınevi · 20242,241 okunma
Puan vermedi
Öncelikle çok güzeldi. Bir ayrıntı çok hoşuma gitti. Abdi Ağa ölmeyince başta bir sinir oldum ama şimdi iyi ki ölmemiş diyorum çünkü ölmekten beter oldu. Her gün Memed'in korkusuyla yaşadı. Onun gücü karşısında sürekli ezildi. Topraklarını kaybetti ve en sonunda öldü. Bu ayrıntı süper ama Hatice'nin ölümü bence daha ayrıntılı daha güzel yazılabilirdi. O çok yüzeysel kalmış ve hapisten çıkan Hatice'nin değişmiş biri olmasını isterdim. Hatice hapse girmeden önce ve hapse girdikten sonra ikiye ayrılsın isterdim.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·420 syf.··
2026 2. kitabı
İnsanı gözyaşlarına boğan o əsər... Düşünürəm ki,gənc qızlar bu əsəri oxumalıdı Fars ədəbiyyatı və qadın azadlığı ilə bağlı əsərlər hər zaman diqqətimi çəkib. Bu əsərin yeri isə tamam başqa oldu. Məsumə-heç vaxt özü ola bilmədi,bütün həyatını buna həsr etdi,amma bacarmadı,əvvəl atasının qızı,qardaşlarının bacısı,sonra Həmidin yoldaşı,uşaqlarının anası oldu. Amma heç vaxt əsl Məsumə ola bilmədi.Uşaqlıq yaşlarından oxumaq eşqi var idi içində,amma buna da icazə vermədilər. Yoldaşı buna icazə verdikdə isə dəstək olmadı. Həmidə bəzən çox əsəbləşdim. Xoşbəxt ailə qurmaq varkən həm öz həyatını,həm də ailəsinin həyatını bilərək oda atdı. Kitabdakı mənfi obrazlar- Əhməd,Mahmud,Əli isə məni bir başqa əsəbləşdirdi. Günümüzdə də bu cür insanlar çoxdu. Hərşeyi qınayıb gizlində isə qınadıqları şeyin 5 qat artığını edənlər...
Mənim PayımParinoush Saniee · Qanun Nəşriyyatı · 20132,412 okunma
Puan vermedi·36 syf.··
2026 134. kitabı
Arı deyince ilk akla gelen çalışkanlık oluyor değil mi? Kitabın içerisine çok tatlı arılar var ve yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Ama bu sefer amaçları bal yapmak değil. Kanatsız arı Mu için bir taht hazırlıyorlar. Çünkü onun dışarıyı görmesini çok istiyorlar ve belki bu şekilde onu uçuracaklar. Çocuklara ne güzel bir dostluk örneği verilmiş kitapta. Kanadı olmayan arkadaşlarını uçurmak için uğraşan arılar üzerinden dostluk, arkadaşlık kavramları çok güzel aktarılmış. Arı Mu, arkadaşlarının bu çabası üzerine o kadar mutlu oldu ki, zaten nasıl olmasın… Mu’nun mutluluğu görmeye değerdi. Ama onun hoşuna giden bir şey daha oldu. Onu bir badem ağacının üzerine oturttular ve orada çok tatlı bir karşılaşma yaşadı. Küçük bir örümcek… Uçmak için kanatlara ihtiyacımız yok, güzel dostlarımız olsun yeter…
Kanatsız Arı Mu 2 - İlk UçuşAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 2017121 okunma
8/10
·284 syf.··
2026 46. kitabı
Maceramız kaldığı yerden devam ediyor. Adli tıp uzmanımız Soner, Savcı Volkan dan gelen telefonla yine bir karanlık olaylar zincirinin başlangıcı olan cinayet haberi alır. Kitapta karanlık takıntılar,intikam,manipülasyon, adalet arayışı,gerçekler,insan duygularının sembolik kullanımı,insan psikolojisi gibi temalar işlenmiş.Yazarın dili genel olarak akıcı ve sade. Yazarın detayları kullanış biçimi özellikle başarılı. Cinayet sahneleri rahatsız edici olmasına rağmen gereksiz bir vahşete yaslanmıyor; aksine psikolojik gerilimi besleyen unsurlar haline geliyor. Bu yüzden kitap boyunca sürekli bir tedirginlik hissi eşlik ediyor.Çözme ve anlama atmosferi hakim oluyor.Teknik adli tıp detayları kullanılsa da bunlar hikâyeyi boğacak düzeyde değil. Okurken sadece sayfaları çevirmedim; karanlığın içinde yavaş yavaş yürüdüğümü hissettim.Roman, klasik bir seri katil hikâyesinin çok ötesine geçerek insanın en temel algılarına dokunuyor. Katilin kurbanlarından aldığı şey yalnızca hayatları değil; onları dünyaya bağlayan duyuları. Bu fikir bile tek başına kitabın ürpertici atmosferini kurmaya yetiyor. En sevdiğim yönlerinden biri, olayların sadece suç ve gizem ekseninde ilerlememesi oldu. Karakterlerin geçmişleri, korkuları ve çözmeye çalıştıkları sırlar hikâyeye farklı katmanlar ekliyor.İlk kitabı Kırmızı Ritüel'e yapılan atıflar ve olayların birbiriyle olan bağlantıları, Savcı Volkan'ın ve Soner'in sabrını nasıl sınıyorsa, bizim de bu akıl almaz cinayetlerin ardındaki gerçeği çözme isteğimizi aynı ölçüde körüklüyor. Her yeni ipucu ise cevaplardan çok daha fazla soru doğurarak merakı sürekli canlı tutuyor. Psikolojik yönü güçlü ve son sayfasına kadar merak duygusunu canlı tutan polisiye romanları seviyorsanız, bu kitap sizi uzun süre etkisinden çıkaramayabilir.
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202625 okunma
Üç Kadın, Üç Kıta, Tek Mücadele
9/10
·188 syf.··
2026 48. kitabı
Saç Örgüsü; Hindistan’da dokunulmaz kabul edilen bir kadının, İtalya’da aile işini ayakta tutmaya çalışan genç bir kadının ve Kanada’da kariyerinin zirvesindeyken hayatı altüst olan bir avukatın hikâyelerini anlatıyor. Birbirinden kilometrelerce uzakta yaşayan bu üç kadının yolları doğrudan kesişmese de mücadeleleri, hayata tutunma çabaları ve özgürlük arayışları ortak bir duyguda buluşuyor. Kısa ama etkili bir roman olarak farklı coğrafyalardaki kadınların yaşadıkları zorlukları tek bir anlatının içinde bir araya getiriyor. Kitapta beni en çok etkileyen bölüm Hindistan’da geçen kısımlar oldu. Kast sistemi, sınıf ayrımları, kadınların maruz kaldığı eşitsizlikler ve insanlık dışı yaşam koşulları oldukça çarpıcı bir şekilde aktarılmış. Bazı sahneler insanı rahatsız edecek kadar gerçekçi hissettiriyor ve okurken yalnızca bir karakterin hikâyesini değil, milyonlarca insanın yaşadığı bir gerçeği de görmüş oluyorsunuz. Yazarın bunu ajitasyona kaçmadan, sade ama etkili bir dille anlatabilmesi kitabın en güçlü yanlarından biri. Kitaba başlarken üç kadının hikâyesinin bir noktada doğrudan kesişeceğini düşünmüştüm. Bu nedenle finale doğru böyle bir buluşma beklentim oluştu. Ancak yazar daha sembolik ve dolaylı bir bağlantıyı tercih etmiş. Bu durum beni biraz şaşırtsa da kitabın vermek istediği mesaja zarar verdiğini düşünmüyorum. Farklı hayatların görünmez bağlarla birbirine dokunabileceğini anlatan, akıcı dili ve etkileyici temalarıyla beğenerek okuduğum bir roman oldu.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,7bin okunma