Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "BABAMDAN KALAN CÜSSELİ POŞETLER ODASI" //ALINTILAR #Issız bir adaya düşsem Kendimi yanıma almam Palmiye ağaçları saf güneş falanmidemi yakıyor Aramızda sekiz yüz yetmiş yedi kilometre var Şiir yılıyla ölçsem Bir dakika uzağımdasın... #Cama yansıyan buğularla kaybedeceğiz parmak izlerimizi, Boyun otopsinde bulunacak dudaklarım... #İnsan doğduğunda değil, rahme düştüğünde başlar zamana yenilmeye... #Sizin poşetlerinizi babanız aldı Benim poşetim babamdan kaldı... #Düğün salonlarında çalan son müziktim Ve boş sandalyelere oluyordu konserim... #Saçlarının kuşları var Herkes de sanıyor Sana özel esiyor rüzgar... #Kadında boy veren her erkek boğulur #Çok düğümlü bir ipim,uçurum manzaralı... # Senin sayende kalp reytingim, nabzımın tavanlarında... #Kaç tur attırdı acaba kainata gülüşün... (Şu cümlenin ağırlığını hangi sevda kaldırabilir azizim...) #Soydum yara kabuklarımı, Attım poşete Kollarım parıldıyor güneşte, Sizin rengarenk neşeleriniz vardı Ve sormadınız poşetinde ne var? Neden böyle çok yıpranmış diye... (Sonra hayatından insan çıkarınca sen suçlu oluyorsun. Hatrımı sormadan halimden anlamayan, nasıl elimdeki poşet kadar değerli olsun vesselam. ) //KİTAP HAKKINDA
Babamdan Kalan Cüsseli Poşetler OdasıUmut Göksal · Tün Kitap · 20263 okunma
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Merhaba, Semra ile @noxyayinlari çıkan, @authorhalle kaleminden, #ölümcülkonular kitabını okuduk. Öncelikle kitap psikolojik gerilim türünde ve 391 sayfadan oluşuyor. Benim çok fazla okuduğum türde olmayan bir kitaptı. Fakat okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Bu türde fazla okuma yapmamış olmama rağmen kitap benim için aktı gitti. Olayların işlenişi akıcı ve merak uyandırıcıydı. Film izler gibi, gerilim dolu bir okuma sundu kitap bana. Gerçekten keyif aldığım ve daha çok okuma yapacağım türler arasına girdi. Yazarın kalemini beğendim. Olayların gidişatı tam yerinde ve güzeldi. Özellikle sonunda gerçekten şok oldum diyebilirim. Sonunda başına bir şey gelecek derken zaten olayların bir kısmında olması beni şok etti. Ters köşe sonları ve bu türde okuma yapmayı sevenlerin kaçırmaması gereken kitaplardan biriydi. Kesinlikle şiddetle tavsiye ettiğim kitaplardan biri oldu. Kaçırmayın. Yüksek lisans öğrencisi ve Dehb’li Sydney, yaptığı hatalardan sonra Madrona Vakfı’nda burs kazanmıştır. Gidecek yeri olmayan Sydney için bu son şanstır. Fakat vakfın içine girdiğinden beri ormanda olmayan şeyler gördüğünü düşünmektedir. Gerçek ve hayal arasında gidip gelmekte ve vakfın aslında göründüğü gibi olmadığını fark eder. Vakıftaki insanların onlardan bir şeyler sakladığı ve yaptıkları asıl deneyleri göstermediklerinin farkına vardıkça, işler daha da karmaşık bir hal alır. Ormanda gördükleri ve yaptıkları deneylerin kötü sonuçlarıyla yüzleşir. Sydney, vakıftaki yakışıklı danışmanlarına da aşık olmuştur ve onunda bir şeyler sakladığının farkındadır. Hem büyük bir çekim yaşamaktadır, hem de güveni sarsılmaktadır. Psikolog Kincaid güvenebilir mi? Madrona Vakfı neler saklıyor? Sydney bu olayların neresinde? Soruların cevapları ve daha fazlası kitapta. Kesinlikle kaçırmayın.
Edebiyat
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202565 okunma
Reklam
Spoiler içeriyor azıcık:)
8/10
·312 syf.··
2026 61. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:42
Benim için bir kitabın güzel olması birkaç duyguyu aynı anda yaşatıyor olması ve akıcıysa yeterli, bu kitapta da hepsi mevcut. Ters köşe oldum ve bunu sevdim, sevmediğim yerler herkesin birbiriyle bu kadar bağlantılı olması , ucu açık bırakılan yerlerde var hala sır olarak kalan :) kitabın sonunda ki dedektif için gereksiz açıklamalar yapılmış okuyucuyu yormaktan başka bişey vermiyor ,sonlara doğru baydı ama genel olarak kurgusu güzel.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,4bin okunma
9/10
·592 syf.··
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 15:57
Felsefe tarihine başlangıç niteliğinde bir kitap Sofie'nin Dünyası. Öncelikle, zaten edebi değeri için değil bir arka plan içerisinde öğretici bir kitap olması için yazılmış o yüzden felsefe tarihine ilgi duymayanlar için sıkıcı olabilir. Ben de okurken bazı yerlerinde çok sıkıldım hatta yarım bırakacağımı düşündüm ama biraz sabredince sona doğru hızlandı. Kitap antik çağdan itibaren filozofların (batı filozoflarının tabii) fikirlerini inceliyor. Ancak genel fikirleri verip üzerine biraz yorum yaptıktan sonra bazı şeyleri ima etse de neredeyse hiçbir konu için kesin bir yargıya varmıyor, böyle bir kitap için doğru olan da buydu, gerçekten okuyucuyu sorgulatıyor. Tabii imalarında katılmadığım noktalar oldu ama genel olarak güzeldi. Anlattığı fikirler üzerine düşündürünce okuması da uzun sürüyor. *Spoiler Ancak tarihi ve fikirleri anlattığı kısımlarda Sofie ve Alberto'nun konuşmaları bir iç monolog gibiydi, gerçek karakterlerin orada olduğunu hissetmiyorsunuz, gerçi belki de doğru olan buydu zira onlar bir binbaşının zihnindeki karakterlermiş. Ben şahsen böyle çözümlenmesini beklememiştim çok sürpriz oldu daha farklı hayal etmiştim ama yine de bir yere bağlandı. Sanki Sofie ve Alberto bunu birdenbire anlayıveriyorlarmış gibi geldi ben pek bir şey anlamamıştım, neyse belki de sorun bendedir. Sofie'nin şimdiye kadar içinde yaşadığı her şeyi bir anda terk etmeye karar vermesinin ve ayrıldıktan sonrasının çok daha dramatik anlatılmasını beklerdim. Olay çok acıklıydı, bu onun için büyük bir şoktu aslında ama biraz daha hissettirilmeliydi bu. Sonu genel olarak çok güzeldi. Olması gerektiği gibi bitti. Bitirdikten sonra boşluğa düşmüş gibi oldum. Anlatım da sonunda çok güzeldi. Felsefenin temel konuları üzerinde iyice durmuş. Ama Sofie ve Hilde'nin gerçek iki insan olarak
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
İnsan Kalabilmenin Sınavı
Puan vermedi·336 syf.·
2026 3. kitabı
İlk Jose Saramago kitabını Körlük'le okumuş oldum. Daha önce adını sıkça duyduğum ve içeriğini merak ettiğim bir kitaptı doğrusu. Lakin sürekli popüler olup önümüze çıkan kitaplardan bazıları beni hayal kırıklığına uğrattığı için bu kitabı geç okumuş oldum. Kitap insanın kendi ile yüzleşmesini sağlayan sarsıcı bir içeriğe sahip. Yeri geldiğinde üzüldüğün, acıdığın, korktuğun ve yeri geldiğinde öfkelendiğin, iğrendiğin yerleri var. İnsana bir çok duyguyu tattıran ve hissettiren bir kugusu var. Herhalde okuyup da kendini körlerin yerine koymayan onlardan biri gibi hissetmeyen çok az kişi vardır. İnsanlığın o durumda bile ne kadar vahşileşebileceğini kitapta görmüş oluyoruz. Kitap ve körlük biraz daha devam etse yamyama da dönüşebilirdi insanlık. Bence gerçek hayatla örtüşen çok noktası vardı. Önemli olanda insana hisleri ve duyguları ne kadar aktarabildiği bence ve bu kitapta Saramago bunu çok iyi yapmış. Kitabı bitirdikten sonra bile geçmedi içimdeki iğrenti durumu. Sonuç olarak ne olursa olsun insanlığını yitirenlerin çoğunluğuna rağmen insan olarak kalabilenlerin olması bizim en büyük umudumuz. Medeniyet dediğimiz şeyin nasıl ince bir kabukla çevrili olduğunu ve her an çatlayıp kırılabileceğini görmüş oluyoruz. Bazen yaşamak ve bilmek yetmiyor demek ki. Hissetmek gerekiyor.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
Türkiyede neden cinayet kitapları popüler değil yaa
Puan vermedi
10 / 6 veya 7 Öncelikle mükemmel bir katil karakter varken sikik bir kurban tarafından anlatılan bölümler var Sadece katilin ağzından anlatılsa müq olacaktı Noa karakterine sinir oldum lan Kızın saçlarını süpürge yerine kullanıp yatağa bağlıycaktım en son Katil karaktere aşık oldum bu arada bu yüzden 7 puanı hak etti
Oyuncak MüzesiEmre Gül · Guardian · 20241,747 okunma
Reklam
Reklam