Odasının banyosundan aşağı toprağa doğru çekildikçe, içine yayılan huzur ve dinginlik daha da artıyor. Yaşamında ilk kez onca korktuğu ölümün pek de kötü bir şey olmadığını seziyor. Ölmek güzel, ölmek sakin, ölmek durgun bir liman.
"Varlıklı zengin millet üzerine oturmadım. İşte aşssız, dışta donsuz millet üzerine oturdum. Düşkün perişan milletin üzerine oturdum. Türk milleti için gece uyumadım gündüz oturmadım. Kül Tigin ile iki şad ile öle yite kazandım."
Onlar da bu oda gibi, bütün evleri gibi henüz nereye ait olduklarını bulamamışlardı. Onların içinde de besmele levhasıyla sonya plağı yan yana duruyordu.
Gördün mü? Derhal sapıtıyorsun. Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Herşey yaşamamız için olmalıdır. Hatta biraz ileri gideyim, kendi yaşamamız için.