olivia

Hayatı engin bir gülümsemeyle Karşılamak isterdim. Yüreğim sevmenin ufuk çizgisinde hayran O biraz olgunluğu, biraz mutluluğu Andıran geniş bir gülümsemeyle.
Reklam
Bir acının izini sürdüm durmadan Aydınlık bir gelecek adına. Geçmişte kalanı kitaplardan aldım Yaşadığımı koydum üstüne Hayatı bir yoğun acıda kavradım Seni acılardan uzak isterdim.
Bazı şeyler gerçek önemini yitirdiğinde birden önemli hale geliverir bizim için. Onlara anlamlar biçmeye çalışırken buluveririz kendimizi. Öyle olması icap ettiğine inandığımızdan olsa gerek, birdenbire kayıpların boşluğunu hissetme sevdasına kapılırız. Gereklilik kipleri duygularımızı yönlenılirmeye başladığında sahicilikten uzaklaşırız. Çünkü öyle olması gerektiği için öyle hissetmek, insanın kendisini kandırmaya çalışmasından başka bir şey değil bana göre. Düpedüz sahtekarlık. Ben bunu otuzlu yaşlarımda, kendimde keşfettiğim, yüzleştiğim tüm garipliklere, hastalıklı hallere, çarpıklıklara bir bahane bulmaya çalışırken yaşadım. Annesiz bir çocukluk geçirmiş olmak, karakterimdeki tüm sakatlıklara kolayca bahane bulmama sebep olacaktı. Böylece kendimden daha az nefret edebilir, hatalarıma karşı hoşgörülü ve affedici olabilirdim. Bu sadece kendimi değil, başkalarını da ikna edebileceğim bir yoldu.
Kaybetmiş olduğum bir şey yoktu ortada. Hiç sahip olmadığım için kaybedemediğim o şeyin yarattığı boşluğu ancak yeterince büyüdüğümde kavrayabilecektim. O zaman da artık her şey için geç olacaktı.
Mutlu ya da tasasızken, aynanın karşısında birisi olurdun. Üzgünken ise, birisi olmaktan çıkardın: Yüz çizgilerin silinirdi, alışkanlıktan "ben'' dediğin şeyi tanırdın ama sana bir başkasının baktığını görürdün orada. Bakışların yüzünün içinden o havadan yapılmışçasına geçip giderdi: Karşındaki gözlerse dipsizdi. Yüz çizgilerini bir göz kırpışla ya da yüzünü buruşturarak canlandırmanın yararı olmazdı: İfade akıldan yoksun olduğunda aldatıcı oluyordu. İşte o zaman kafadan uydurduğun üçüncü kişilerle konuşuyormuş gibi yapmaya başlardın. Delirdiğini düşünür, ama durumun gülünçlüğü sonunda seni güldürürdü. Güldürü kahramanı rolüne soyunmak seni yeniden yaşama döndürürdü. Başkasını canlandırarak yeniden kendini bulurdun.
Reklam