Spoiler içerebilir.
Genç kurguyu severek okuyan biriyim normalde, bu kitap da genç kurgu okurları tarafından göklere çıkartılınca güzel olur sanmıştım. Hiç beğenmedim. Kitap iki kanserli çocuğun bir şekilde âşık olmasını ve son zamanlarını yaşadıkları bilerek birlikte vakit geçirmeye başlamalarını anlatıyor. Bu ikisi "Destek Grubu" adında, hastalıklara mücadele eden çocukların gelip konuştukları bir yerde tanışıyorlar. Tabii ki kızımız -Hazel- ailesinin isteğiyle gidiyor oraya, "sosyalleşmesi gerekiyormuş falan". Erkeğimiz -Augustus- ise, hiçbir alakaları olmamasına rağmen bir anda kıza adını soruyor, gereksiz muhabbet çabaları içine giriyor. Bunlar olurken de kıza garip bakıyor olmalı ki Hazel ona neden kendisine öyle baktığını soruyor. Augustus da açıklama olarak kızın "güzel" olduğunu, ve kendini güzel olan hiçbir şeyden mahrum etmeme kararı aldığını söylüyor. Tabii ki bu onun rahatsız edici şekilde bakmasına bahane vermemeli ama kızın dibi düştü bir kere çocuğa. Hemen "Ben güzel değilim" triplerine giriyor ve erkeğimizin beklediği o fırsat ayağına geliyor. Erkeğimizin kızı tavlama şekline bakalım (sayfa 24):
H: Ben güzel değilim.
A: Natalie Portman'a benziyorsun. V for Vendetta'daki Natalie Portman gibisin.
H: Hiç izlemedim.
A: Gerçekten mi? Otoriteden hoşlanmayan, kısacık saçlı muhteşem bir kız, bela olduğunu bildiği bir erkeğe kapılmaktan kendini alıkoyamaz. Âdeta senin otobiyografin.
H: Gelecek sefere görüşürüz o zaman.
A: İzlemen lazım. V for Vendetta'yı yani.
H: Peki, bakarım.
A: Hayır. Benimle. Benim evde. Şimdi.
H: Seni tanımıyorum bile, Augustus Waters. Baltalı katil olabilirsin.
A: Gerçekten haklısın, Hazel Grace.
Augustus kızın yanından geçer, tabii vücudu çok iyidir ve kızımız buna bakakalır, sonra baktı ki çocuk bunu kucaklamıyor, iki dakika önce