“Artık erkekler, tıpkı kadınların çocuk doğurması gibi kendilerinin de insanlığı ve Devrimi doğurduğuna inanır oldular. Daha da beteri birbirlerini de tek başına doğurduklarına inanıyorlar. Bizi denetim altına almak istiyorlar.”
Başımı keserek ayrık otunu ayıklamış olacaklarını sanıyorlar, ama iş işten geçti. Düşüncemin gücü, adaletsizlik yüzyıllarına kök salmasından kaynaklanıyor, artık kimse onu bu topraktan sökemez. Harekete geçen şeyi durdurmaya kimseninin gücü yetmez.
Tıpkı hayat gibi, sonu da sonuna kadar sevmek gerek. Merhabaları sevdiğimiz gibi, elvadaları da sevmek gerek. Doğru dürüst hoşça kal demeyi hiçbir zaman bilemedim...