"Bu dünyada, herkes için yer vardır, yeryüzü zengindir ve bunu herkes paylaşabilir. Yaşam tarzımız özgürlük ve güzellik olmalıdır. Ama biz yolumuzu kaybettik. Açgözlülük insan ruhunu zehirledi, dünyayı nefretle kuşattı, bazıları bizi üzüntü içine bıraktı. Hızlı geliştik ama bu sırada kendimize de zarar verdik. İstediklerimizi elde etmek için makineleri kullandık. Bilgimizi olumsuz, zekamızı sert ve kaba kullandık. Çok fazla düşündük ama çok az hissettik. Makinelerden çok, insanlığa ihtiyacımız var.
Zekadan çok şefkat ve kibarlığa ihtiyacımız var. Bunlar olmadan yaşam şiddet dolu olur ve her şeyi kaybederiz."
İki beyitle 21 Aralık'ı anlamak;
Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat
(En uzun geceyi gökyüzüyle, yıldızlarla uğraşan ne bilsin. Sen aşk derdine müptela olmuş kavuşamayan aşığa sor ki, geceler kim bilir kaç saat...)
Şeb-i yeldâ da uzar fecre kadar kıssa-î aşk,
Tâki Mecnun bitirir nutkunu Leyla söyler" (Y Kemal)
Bilenler âlem-i kevn ü fesâdın neydiğin
Hikmet
Ne fikr-i câh ü ikbâle ne kayd-ı nâme düşmüşdür.
Bilenler âlem-i kevn ü fesâdın neydiğin
Hikmet. yani varlığın, yokluğun, gelip gitmenin hikmetini kavrayan, sırrını çözenler, arif olanlar, Ne fikr-i câh ü ikbâle ne kayd-ı nâme düşmüşdür. Ne makam sevdasına düşer ne Servet derdinde olur, bilir ki hepsi geçicidir. Onlara gönül vermez de Yâra bağlanır yâr Allah Yâr.