"Yaşayan pek çok kişi ölümü hak eder. Ölülerden bazıları da yaşamı. Bunu onlara verebilir misin? O halde ölüm hakkında karar vermekte aceleci olma. Çünkü en bilge olanlar bile her sonu göremez." Yüzüklerin Efendisi - Yüzük KardeşliğiJ. R. R. Tolkien
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tüm Hristiyan terminolojisine karşı duyarsızlaşmış olan modern insanlar, antik bir beğeni için, "çarmıhtaki tanrı" ifadesindeki paradoksun tüyler ürpertici - abartılı olan yükünü artık hissetmezler. Şimdiye kadar hiçbir zaman ve hiçbir yerde bu formüldeki gibi tersyüz etmede benzer bir soğukkanlılık, aynı ölçüde bir ürperticilik, bir sorgulayıcılık ve sorgulanmaya değerlik görülmüş değildir: tüm antik değerlere yeniden değer biçilişini vaat etmiştir bu formül İyinin ve Kötünün ÖtesindeFriedrich Nietzsche
Çünkü, “Çarmıhtaki Tanrı” ifadesi, antik dünya için tüyler ürpertici ve şok edici bir düşünceydi. Çünkü antik değerler içinde güç, asalet ve başarı kutsanırken, acı, zayıflık ve yenilgi hor görülürdü. Oysa Hristiyanlık, bu değerleri tamamen tersine çevirerek acı çeken, aşağılanan ve ölen bir figürü Tanrı olarak sunmuştur.
Düşünsenize güçlü ve ezeli bir Tanrı'nın acı çekerek ölmesi, zayıflığın yüceltilmesi, gücün reddedilmesi. İhtişamlı Tanrılara inanan Romalılar için kabul etmesi ne kadar zor.
Komşu da onu ağzına aldığında "iyi" artık iyi değildir. Hele ki "ortak iyi" diye bir şey nasıl olabilir! Ortak olabilen her zaman düşük bir değere sahiptir. Sonunda şimdi nasılsa ve her zaman nasıl olduysa öyle olacaktır: büyük şeyler büyükler içindir, uçurumlar derinler için, narinlikler ve ürperti hassaslar için, ve genel olarak ve kısaca, nadir olan ne varsa enderler içindir.
Daha üst türden insanı besleyen ya da serinleten şey, çok farklı ve düşük bir tür için adeta zehirdir. Sıradan bir adamın erdemleri belki de bir filozof için kötü huy ve zayıflık anlamına gelecektir.
En yüksek kavrayışlarımız onlar için uygun ve belirlenmiş olmayanların kulaklarına izinsiz bir biçimde çarptıklarında, kulağa budalalık gibi, yerine göre suç gibi gelmelidirler - gelmeleri gerekir de!