"Hatıralar tatlı da acı da olsa her zaman ızdırap verir insana. Belki başkası öyle değildir, ben duyarım bu ızdırabı. Ama tatlıdır bu ızdırap. Kalp acı çekmeye, ezilmeye, sıkışmaya, kederlenmeye başladığında, hatıralar onu gündüzün sıcağında kavrulmuş, cılız, zavallı bir çiçeği akşam serinliğinde çiy tanelerinin canlandırdığı gibi canlandırır.
...
İnsan kendi halinde yaşayıp gidiyor da, yanı başında duran kitapta kendi hayatının anlatıldığından haberi olmuyor. Eskiden dikkatini çekmemiş birçok şeyi, kitabı okumaya başlayınca bir bir anımsıyor insan.
...
Beni en çok mahveden nedir biliyor musunuz Varenka? Para falan değil. bütün bu günlük sıkıntılar, fısıldaşmalar, gülüşmeler ve şakalar."