9/10
·200 syf.··
2026 146. kitabı
Söyleme Bilmesinler insanın kalbine oturup sessizce derdini anlatan türden bir kitap. Bu kitabı okurken kendimi birçok kez durup düşünürken buldum. Çünkü anlatılanlar uzak hayatlar gibi gelmedi; aksine hepimizin içinde bir yerlerde sakladığı duygulara dokundu. Aile ilişkileri, sırlar, kırgınlıklar ve yıllarca söylenmeden biriktirilen duygular gibi. Ben bu kitapta en çok, insanların birbirinden sakladığı sırları değil; söyleyemediği sevgileri gördüm. Bazen bir aileyi yaralayan şey büyük olaylar olmuyor, yıllarca söylenmemiş birkaç cümle olabiliyor. Şermin Yaşar'ın kaleminde sevdiğim şey karakterleri yargılamaması. Onları olduğu gibi anlatıyor. Bu yüzden okurken taraf tutmuyor, her karakterin içinde kendinden biraz bir şey buluyorsun. Okurken karakterlere dışarıdan bakmıyorsun; sanki aynı sofraya oturuyor, aynı sessizlikleri paylaşıyorsun. Kitapta bazı sayfalarda gülümsedim, bazı sayfalarda içim burkuldu. Çünkü hayat da böyle değil mi zaten? Aynı sofrada hem kahkaha hem kırgınlık, hem sevgi hem sessizlik yan yana durabiliyor. Kitabı güçlü yapan şeylerden biri de, gündelik hayatın içindeki görünmez yükleri gösterebilmesi. Çünkü bazı ailelerde sevgisizlikten çok, sevgiyi gösterememek vardır. Bir aileyi ayakta tutan şey bazen gerçeklerin yerine, birlikte taşınan suskunluklardır. Bazı sırlar kötülükten değil, insanları koruma isteğinden saklanır. Ama ne sebeple olursa olsun, söylenmeyen her şey bir gün ağırlığa dönüşür. Herkes, anlatamadığı bir hikâyeyi içinde taşır. Bazı sırlar ortaya çıktığında insanın hayatını değiştirmez; sadece yıllardır taşıdığı yükün adını koyar. Ve bir ömür, söylenemeyen birkaç sözün etrafında şekillenir.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
Her zaman daha fazlasını isteyen bir Dünyada yeterli olmanın gücü
7/10
·288 syf.··
2026 19. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:11
Mükemmellik dediğimiz şey çoğu zaman zirveye çıkmak değil, hata yapma korkusunu süsleyip erdem diye taşımaktır. Curran’ın en sarsıcı iddiası şu: Modern dünya bize özgürlük vaat ederken aslında sürekli performans sergilememizi bekliyor. Kendimizi geliştire geliştire kendimizden uzaklaşıyoruz. Çünkü insan kusurlarını yok ederek değil, onlarla yaşamayı öğrenerek bütünleşiyor. Kitabın bende bıraktığı cümle ise şu olurdu: Belki de mesele kusursuz olmak değil; eksiklerimizle de masaya oturabilecek kadar cesur olmak. Çünkü insanı tüketen hata yapmak değil, hata yapma ihtimaline karşı ömür boyu nöbet tutmaktır.
Mükemmellik TuzağıThomas Curran · Kronik Kitap · 2023221 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·617 syf.·
2026 104. kitabı
Bu kadar keyif alacağımı düşünmemiştim. Açıkcası yolda gidip gelirken okurum diye düşünerek başladığım bir kitaptı ama çok keyif aldım. Addy ve Sasha hiç beklediğim gibi çıkmadılar. Sasha üvey babasını öldürme suçundan dolayı ömür boyu ceza almış bir mahkum ve Addy ise babasının ölümü sonrası ondan miras kalan fırını kurtarmaya çalışmış ama başarılı olmamış, hayatını geçindirmek için birden fazla iş yapan değişik kafada bir kız. Para karşılığı birine Sahte profil hesabı oluşturduğu için kamu cezası almış ve bir suçluya mektup yazarması gerekir. Sasha ile uzun süre mektuplaşmaya başladığında onu araştırmayı asla istemez. Sasha ise yazdıkları üzünden mektup arkadaşını merak eder ve kaçış planlarının arasında kızı takıntı haline getirip beraberinde kaçırmaya karar verir. Açıkçası Addy’in verdiği tepkiler, hayata bakış açısı inanılmaz farklı. Sasha ise onu öyle güzel sevdi ve kabullendi ki. Çok güzeldi. Arada kafayı yedi tabi ama kıza olan sevgisi, onu sahiplenmesi güzeldi. Kyrill için kimi seçecek gerçekten merak ediyorum. Umarım Addy’in salak ablası olmaz.
1000Kitap
The JokerSorena Graves · Independently published · 03 okunma
Hangi Karaktere Kulak Versen O Haklı
Puan vermedi·200 syf.··
2026 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:01
Dokuz isim, dokuz ayrı hayat, tek bir aile... Kimse kimseyi gerçekten duymuyor. Şermin Yaşar o kadar ustalıkla bir kurgu örmüş ki, olayları her bir karakterin kendi gözünden dinliyoruz. Ve işin en büyüleyici kısmı: Hangi karaktere kulak versen o haklı! Bakış açımızın gerçeği nasıl değiştirdiğini yüzümüze çarpıyor eser. Kimse tamamen suçlu değil ama masum da değil; herkes kendi hikayesinin mağduru... Eğer bir ömür geçmeyecek ve kuşaktan kuşağa sirayet edecek bir yara varsa, o da aile yarasıdır. Yürümekten vazgeçemediğin ama attığın her adımda canını acıtmaya devam eden cinsten... Sırtımızda yük olan, içimizde tutarak kalbimizi yorduğumuz ne varsa söyleyelim. Söyleyelim bilsinler... Çok ama çok beğendim, kesinlikle kalbinize dokunacak. Kitap Kulübü olarak derin sohbetlerle geride bıraktığımız harika bir yolculuk ve gururla 5. kitabımız! Mutlaka listenize ekleyin.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
Okunmali
Puan vermedi·169 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:49
Kitap; zorluklarla yoğrulan bir hayat içinde eğitime ve insan iyiliğine verilen değeri anlatan bir eser. Günümüzde öğretmen olmak çok basitleştirilmiş olsa da bir öğretmenin, bir öğrencinin dimağında değiştirebileceği çoğu şeyi bu kitapta görüyoruz. Mahir İz, hem öğrenen hem öğreten kimliğini kitap boyunca koruyor; hem dünya hem ahiret hayatı açısından kendini donattığı gibi öğrencilerini ve yakınlarını da donatıyor. Kitabın ana fikri aslında tek bir cümleye indirgenebilir: "Öğretme iddiasında olanlar, öğrenmeyi asla bırakmamalıdır."
1000Kitap
Eğitime Adanmış Bir Ömür: Mahir İzİdris Topçuoğlu · Ketebe Yayınları · 2022396 okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 48. kitabı
Akhilleus'un Şarkısı, bildiğimiz o sert, kaslı ve kusursuz "yarı tanrı" imajını yıkıp, arkasındaki kırılgan insanı önümüze koyan sıcacık bir kitap.Kitabın en güzel yanı, hikayeyi Akhilleus’un değil, onun gölgesinde büyüyen sürgün prens Patroklos’un gözünden dinlemek. Bu sayede karşımızda sadece savaşan bir makine değil; müziği seven, gülen, hata yapan ve aşık olan bir Akhilleus buluyoruz. Çelimsiz ve babasının gözünden düşmüş Patroklos, saraydan sürülür ve Akhilleus’un babasının krallığına sığınır. Burada yolları kesişir.Akhilleus, herkes ondan uzak dururken Patroklos’u seçer. Centaur Kheiron’un yanında, doğanın içinde birlikte büyürler ve aralarında derin bir bağ, bir aşk filizlenir.Troya Savaşı patlak verdiğinde, Akhilleus’un önünde iki seçenek vardır: Ya uzun ama silik bir ömür sürecek ya da Troya’da savaşıp genç yaşta ölecek ama adı ölümsüz olacaktır. Akhilleus şanı seçer.Patroklos sevgilisini korumak için onunla savaşa gider. Ancak kaderden kaçılmaz; savaşın vahşeti, Akhilleus’un kibri ve aralarındaki o büyük sevgi, onları adım adım mitolojinin en can yakıcı sonuna doğru sürükler. Kitap antik dönemi o kadar canlı ve samimi anlatıyor ki, tarih veya mitoloji bilgisine hiç gerek kalmıyor. Kendinizi bir anda o dönemin saraylarında, kumsallarında buluyorsunuz. Akhilleus’un tanrısal kibri ile Patroklos’un insani merhameti arasındaki denge çok iyi işlenmiş. Akhilleus’un savaştaki acımasızlığına kızarken, Patroklos’un yanındaki çocuksu haline içiniz ısınıyor. Kitaptaki ilişki sadece romantik bir bağ değil; birbirinin ruhunu tamamlama hikayesi. Madeline Miller bunu hiç ajite etmeden, son derece zarif ve asil bir dille aktarmış. Hikayenin sonunu (mitolojiden dolayı) bilerek okusanız bile, son 50 sayfada gözyaşlarınızı tutmak neredeyse imkansız. Kitap bittiğinde
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma