Hâlen okumaktayım. Türkler'in de yaşadığı benzer modernleşme sürecini yaşayan Rus milletini iki karakter üzerinden harika anlatmış Gonçarov. Ben bu kitabı Ahmet Mithat Efendi'nin Felatun Bey ile Rakım Efendi eserine benzetirim. Tabii daha geliştirilmiş Rus versiyonu olarak. Oblomov'un yaşadıklarını gerçekten herkes yaşamıştır. Ştoltz içimizdeki modernleşmeye ve yeniliklere itki gücünü, Oblomov ise eskiye bağlı, yeni şeylere kendini kapatmış, gelenekselliği temsil eder. Bütün o gelgitleri kafamın içinde yaşıyorum. Olga mı, Agafya mı? Kalkmak mı, yatmak mı? Harekete geçmek mi, pasif kalmak mı? Gerçekten dünya edebiyatının klasiklerinden olan ve mutlaka okunması gereken bir kitap. Ayrıca Zahar-Oblomov atışmaları beni çok güldürür.