Puan vermedi
PSİKOLOG AYAĞINIZA GELDİ . Biz kimiz? Ruhsal olarak kimiz? Duygusal ihtiyaçlar bizi nasıl yönetiyor? Tüm bunların eşliğinde geçmişten gelen yaşanmışlıkların etkisine değinmek gerek. • Hayatta her alanda doğru tercih yapmak • Mutluluk ve huzura kavuşmak • Kaygıların azalması • Sağlıklı insan ilişkisi kurmak • Şefkatli olmak • Enerjimizi korumak • Temel değerleri korumak • Kendimize zaman ayırmak • Daha az bitkin ve kızgın olmak • Suçlu hissetmeden hayır diyebilmek • İsteklerimizin ifade edilmesi için kim olduğumuzu bilmeliyiz. Sınır nedir? Kendi ihtiyaçlarımızı korumaya ve karşılamaya yardımcı olan beklentilerdir. Ne zaman sınır çizmeye ihtiyacımız var, sınır çizerken nerede hata yapıyoruz, kişisel sınırların çeşitleri ( Duygusal, fiziksel, düşünsel, maddi, cinsel, zamanlı, dini olmak üzere) ayrıntılı bir şekilde açıklanırken; seviye sınır tipleri de(geçirgen, katı, sağlıklı) es geçilmeden yazılmış. Bu konu oldukça iyi geldi ki, sınırları çizmek çoğumuz için sorun teşkil etmekte. Travma da çok gündemde son zamanlarda. Bu kitapta diyor ki, " öfke problemi olduğu iddia edilen çoğu kişi aslında atlatılmamış travmalardır ve öfkelendiği anda travma tetiklenir". Elbette her travma için geçerli olmadığı belirtilse de, bilinçli farkındalık açısından faydalı bir bilgiydi. Kendi kendimize travmamız var mı? Travma tepkilerimiz nedir, nasıl atlatılır? Örneklerle bizlerle. İçimizdeki çocuk konusu ise ilk saygıdeğer hocam Doğan Cüceloğlu ndan duyduğum ve çok önemli olduğunu öğrendiğim bir psikolojik detay. #psikologayağınızageldi de nokta atışı tespitlerle ele alınmış duygularımızı da unutmadan. Sonlardaki uygulamalı psikolojik egzersizler ise tam benlik. Yavaş yavaş, sıra ile uygulayacağım bu egzersizlerin duygusal durumumuzun, ihtiyaçlarımızın, iletişim sorunlarımızın
Psikolog Ayağınıza GeldiŞeyma Önder · Librum Kitap · 202472 okunma
Gençlik dizisi tadında
6/10
·720 syf.··
2025 22. kitabı
Bu aralar tamamen gençlik şeyleri izliyorum, okuyorum neden bilmiyorum ama bu kitabı da pdfi var diye okudum. Öncelikle şunu belirtiyim kitap beklediğimden daha okunabilirdi. Yani biraz önyargım vardı çünkü daha önce okumak için yeltenip beğenmediğimi hatırlıyordum, yaşım büyüdü ama kitabı nedense daha iyi anladım. Öncelikle kötü yönlerinden bahsedeyim sonra da olumlu yönlerinden. Hikaye akışı gayet aksiyonlu olsa da bazı noktalarda tekrara düşüyormuş ve fazlalıkmış gibi hissettirdi. Özellikle Mutlu karakterinin sürekli şımarıkça kelimeler uydurup gezmesi bir noktadan sonra tahammülümü bitirdi. İlk başta kitabı tamamen okurken sonra sürekli ciddiyetsizliğe soktuğu noktaları atlamaya başladım. Güldüğüm noktalar oldu mu? bazen evet ama her zaman komik miydi? Hayır. Sürekli aynı konuları ve şakaları getirmese belki başka şakalar yapsa bu kadar batmazdı. Önder hele dünyadaki en yoran karakter fena ayar oldum. Bartu da tam bir hödük ve yaşına yakışmayan şekilde davranması da sağ olsun nargileci Hulk gibi hayal ettim tamamen. Helinin bazen yaptığı saçmalıklarda ve sözde çok iyi bi ajan gibi her şeyi biliyor gibi bahsederken bu kadar saf kalmask gerçekçi hissettirmedi. Verdiği bazı kararlar da kanka sen şaka mısın artık bipolar mısın dedirtti. Gereksiz sahneleri ve anlamsız saçmalama sahnelerini çıkardığımızda ise okuması keyifli denebilir. Ayrıca bazı cümleler kitap kitaptı yani gerçek hayatta asla karşılaşamayacağınız diyaloglar vardı ve beni bazen dünyasından uzaklaştırıp bir kitap olduğunu hatırlattı ki bunu pek sevmem. Özellikle gençsem çok da eğlenerek okuyabileceğim bir kurgu olduğunu söyleyebilirim. Gizemini ve aksiyonunu sevdim. Yankı karakterinin zeki olduğunu gerçekten belli etmesini ve bize göstermesini sevdim. Aptal badboy tripleri yoktu ve daha farklı bir
Edebiyat
Sokak NöbetçileriAslı Arslan · İndigo Kitap · 202116bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·160 syf.··
2025 18. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 18:55
Doğduğumuz andan itibaren - hatta doğmadan önce bile- maruz kaldığımız cinsiyetçi söylemler. Saçı uzun, aklı kısa. Kız ele, oğlan eve. Kızın var mı sızın var. Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün. Oğul ganimet, kız esir. Bunlardan bazıları. Kitabı okurken ne çok cinsiyetçi atasözü ve deyim varmış dedim. Bu kadar çok olması beni üzse de çoğunu hiç duymamış olmak beni sevindirdi aynı zamanda. Ben ailemden bunları duyarak büyümedim. Babamın, abimin hizmetçisi olarak görülmeden, bir an önce evlenip gitmesi istenen 'kaşık düşmanı' olarak görülmedim. 34 yaşında evlenmiş olmama rağmen hiç kendimi evde fazlalık gibi hissetmedim. Kendi adıma güzel olsa da hala bunlarla büyüyen çocuklar olması üzücü. Çocuklar diyorum çünkü erkeklerin de bunları duyarak büyümesi üzücü. Onlar da doğarken bilinçlerinde getirmiyor bu söylemleri. Ebeveynler, dedeler nineler, komşular o kadar çok söylüyor ki o da artık kadını 'elinin kiri' olarak görüyor. Sanıyor ki 'erkek adamın erkek çocuğu' olur. Annesi bile "oğlum bir büyüsün, görürsünüz ne canlar yakacak..." diyor. Yanan canın da bir kadın olduğunu, bir anne kuzusu olduğunu unutarak. Haliyle o oğul da kadına değer vermeyi bilemiyor, güvenmiyor. Güvenmediği için huzur bulacağı kolları, kanadı kırıyor. 'Yuvayı yapacak olan dişi kuşu' kanatsız bırakıyor. Sözde erkeği yüceltmek için söylenen bu sözler aslında onun içinin karanlığını büyütüyor. Sevilmenin mutluluğunu yaşamak yerine kırıp dökmek gerekir sanıyor. Çünkü öyle görüyor ve duyuyor. İşin özü tüm bu söylemler kadına daha çok yüklense de her iki cinse de hayatı zehir ediyor. Hatice Dökmen'in eşsiz ve akıcı kaleminden çıkan bu kitabı mutlaka okumalısınız. Ebeveynlerin, ninelerin, dedelerin, hala, dayı, teyze, amca herkesin. Özellikle de çocuk yetiştiren, yetiştirecek olan
Atasözleri ve Deyimlerle Öğretilmiş CinsiyetHatice Dökmen · Destek Yayınları · 202498 okunma
7/10
·264 syf.··
2025 43. kitabı
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ben Fikret'e yetişemedim. Onun sohbetinden istifade edemedim. Fakat onun bütün eserlerini okudum. Birçoğu da ezberimdedir. O, hem büyük bur şair hem de büyük bir insandır." dediği Tevfik Fikret'in şiirlerinden oluşan bir eser Halûk'un Defteri - Şermîn, Son Şiirler. Son bölümde dört adet çeviri şiir de bulunmakta. Tevfik Fikret'in şiirlerini günümüz Türkçesiyle anlamayı kolay kılan yönü akıcılık ve anlaşılırlık kattı. Batılı sanat anlayışına büyük katkılar sağlayan Tevfik Fikret'in üç ayrı ciltten sonuncu şiir kitabı olan Halûk'un Defteri sizlere de tavsiyemdir.
Halûk’un Defteri - Şermîn, Son ŞiirlerTevfik Fikret · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024420 okunma
10/10
·392 syf.··
2025 7. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 23:05
Şevket Süreyya Aydemir’in Tek adam serisinin birinci cildi olan bu eser yaşadığı tüm zorluklara ve hüsranlara rağmen aklın ve mantığın yolundan sapmadan milletinin istikbali ve istiklali için durmadan mücadele eden pes etmeyen tek bir adamın Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumu ile başlayarak 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkışıyla son bulmaktadır. Eser ayrıca dönemin önemli siyasi ve toplumsal olaylarını değinirken Mustafa Kemal Atatürk’ün ittihat ve terakki fıkrasıyla münasebeti, Enver paşa ile olan rekabeti ve Çanakkale savaşlarındaki yeri hakkında aynı yazarın Enver paşa serisindeki kadar detaya inmeden bilgiler vermektedir.
1000Kitap
Tek Adam - Cilt 1Şevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitabevi Yayınları · 20203,464 okunma
“Ben öldükten sonra nasıl anılırım acaba?”
Puan vermedi·296 syf.··
2025 5. kitabı
“Ben öldükten sonra nasıl anılırım acaba?” Bu soru her faninin aklından geçmiştir eminim. Evet her canlı fanidir amma nadir insanlar sanat, kültür, bilim alanında yaptıkları çalışmalarla, eserleriyle ölümsüzlüğü elde etmişlerdir. “Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş” Divan edebiyatının "Sultânü'ş-şuarâ" (Şairler sultanı)sı Bâkî’nin dizelerini referans alarak ab-ı hayatı içmiş bu büyük ustaların eserlerini “hoş bir sedâ” olarak nitelendirebiliriz. Yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflediği Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyetler seviyesine yükselme ülküsüne giden yolun yapı taşları olmuş, kültür-sanat hayatının aydınlık yüzlerine ahde vefa göstermek,hak ettikleri kıymeti vermek yeni nesillerin en önemli görevidir. Bu görevi ifâ edebilmek için öncelikle gençlerin bu yetenekli, cesur, donanımlı, çağının ötesinde, özgür ruhlu ustaları tanıması ve anlaması gerekir. Zeynep Oral’ın “O Güzel İnsanlar” kitabı bu amaca hizmet edecek muhteşem bir kitap. Öncelikle sanata ve bilhassa edebiyata meftun bütün aydınların bu kitabı mutlaka okuması ve yeni nesillere tanıtması gerekir. Bir edebiyat öğretmeni olarak öğrencilerime bu kitapta okuduklarımı anlatmaktan, onlarla bu büyük ustalar üzerine sohbet etmekten büyük keyif alıyorum. Tiyatro eleştirmeni, gazeteci, köşe yazarı Zeynep Oral 1972’de kurucular arasında bulunduğu Milliyet Sanat dergisini 30 yıl kadar yönetti. Türkiye’nin aydınlık insanları, onu Anadolu’nun en ücra köşesine kadar ulaşan bu dergiyle tanıdı.Bizim evimize de yıllarca Milliyet’le birlikte Milliyet Sanat dergisi ve Zeynep Oral misafir oldu. O zaman malumunuz internet olmadığından kültür sanat etkinliklerine, yeni çıkan kitaplara ve yazarlarına vakıf olmak hiç de kolay değildi. İşte o dönemlerde Milliyet Sanat Anadolu’nun sanata açılan penceresiydi,
O Güzel İnsanlarZeynep Oral · İnkılap Kitabevi · 202344 okunma