10/10
·398 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Bu kitap , insanın kendi iç dünyasına yaptığı derin ve samimi bir keşif yolculuğunu anlatıyor. Hayatın karmaşası içinde kaybolmuş hissedenler için adeta bir durup düşünme, kendini yeniden tanıma fırsatı sunuyor.
Ya da GezegeniŞeyma Önder · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202545 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Psikolog Ayağınıza Geldi, günlük hayatın içinde kendini daha iyi anlamak isteyenler için sade ve etkili bir rehberKüçük farkındalıklarla büyük değişimlere kapı açan, okunması kolay bir kitap.
Psikolog Ayağınıza GeldiŞeyma Önder · Librum Kitap · 202472 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·96 syf.··
2026 10. kitabı
Bir psikoloğa gitmeden de kendini anlaman mümkün mü? Psikolog Ayağınıza Geldi, tam olarak bu sorunun cevabını veriyor. Şeyma Önder bu kitapta, aslında yaşadığımız birçok duygunun ne kadar ‘insani’ ve anlaşılabilir olduğunu anlatıyor. Kaygı, özgüven eksikliği, ilişkilerde yaşanan problemler… Hepsinin temelinde, çoğu zaman fark etmediğimiz düşünce kalıplarımız var. Bu kitap diyor ki: Sorunlarımızın çoğu dış dünyadan değil, olayları yorumlama şeklimizden kaynaklanıyor. Yani aynı olaya iki farklı insan bambaşka tepkiler verebilir. Çünkü herkesin zihninde farklı bir hikâye var. Ve en önemli mesaj şu: Kendini tanımadan hiçbir şeyi değiştiremezsin. Düşüncelerini fark ettiğinde, duygularını anlamaya başlıyorsun. Duygularını anladığında ise, hayatını yönetmeye başlıyorsun. Belki de ihtiyacın olan şey… Biraz durup kendini dinlemek. Çünkü bazen en iyi psikolog… Kendi farkındalığındır.
Psikolog Ayağınıza GeldiŞeyma Önder · Librum Kitap · 202472 okunma
9/10
·304 syf.··
2026 16. kitabı
Kısa başlıklar altında sıkmadan kısa bilgilerle olabildiğince her medeniyet ve coğrafyadan, her dönem ve tarihden bilgilerle yazılmış bir kitap. Çerezlik, kısa sürede okunan kültür arttırıcı nitelikte olmuş.
1000Kitap
Avrupa Tarihi Üzerine YazılarÖnder Kaya · Kronik Kitap · 2018618 okunma
Nutuk İnceleme
9/10
·688 syf.··
2026 1. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 12:23
Nutuk Ulu Önder Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla başlayan kurtuluş mücadelesini ve cumhuriyete dayalı Türkiye devletinin kuruluş sürecinin bizzat Mustafa Kemal’in kendi ağzından anlattığı tarihi bir başyapıttır. Tarih derslerinde bize anlatılan kurtuluş mücadelesi ve bu uğurda gerçekleşen olayların neden-sonuç ilişkisini kurmaya yardımcı olacak bir başyapıt olan eseri tarihe ilgi duyan herkesin ilgiyle ve altını çizerek okuması gerekir.
Tarih
NutukMustafa Kemal Atatürk · Parola Yayınları · 201434,4bin okunma
9/10
·176 syf.·
Beğendi
·
2026 42. kitabı
“Köylü bizim efendimizdir” Ulu Önder Atatürk, köylüyü ülkenin gerçek sahibi ve üretici gücü olarak tanımlamış, milletin yükselmesi için köylünün hak ettiği değeri görmesi gerektiğini vurgulamıştır. Romanda geçen bu söz bir yankı değil; bir ironi, bir çığlık. Çünkü Ölümün Ağzı’nda köylü efendi değil, en ağır yükün, en acımasız mükellefiyetin kurbanıdır. İrfan Yalçın, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Zonguldak kömür ocaklarında uygulanan mükellefiyetin aslında bir savaş kadar yıkıcı olduğunu gösteriyor. Cepheye gitmeyen köylü, ocakların ağzında aynı ölümle yüzleşiyor. Ağır çalışma koşulları, göçükler, hastalıklar, jandarma baskısı… Hepsi bir savaşın cephesi gibi. Mükellefiyetin acımasız yüzü, zulmün, sefaletin, acının ve çaresizliğin kolektif bir ağıta dönüşmesidir. Maden ocakları burada yalnızca bir mekân değil, ölümün ağzı: köylünün alın terini değil, hayatını yutan bir karanlık. Yalçın, köylünün sesini duyururken, aynı zamanda devlet şiddetinin ve toplumsal çürümenin edebi kaydını tutuyor. Roman, işte bu gerçeği bir ailenin yok oluşu üzerinden anlatıyor: önce Recep Çavuş, ardından Emine, sonra Niyazi. Böylece bireysel acı, toplumsal çöküşün minyatürüne dönüşüyor. Ölümün Ağzı’nın dili yalın ve belgeselci bir ağırlığa sahip. İrfan Yalçın, köylülerin konuşmalarını olduğu gibi, ağızlarına özgü ifadelerle aktarmaya çalışıyor. Arada bu ritmi kaçırsa da bu doğallık romanın gerçeklik duygusunu artırıyor. İç monologlar, karakterlerin zihnini açarak anlatımı kişisel bir tanıklığa dönüştürüyor. Diyaloglar, köylünün çaresizliğini ve devletin baskısını çıplak biçimde ortaya koyarken romanın dilini katmanlı bir anlatımla zenginleştirir Sonuçta Ölümün Ağzı, bir roman olmanın ötesinde,Cumhuriyet’in en acımasız kararlarından birinin edebi kaydı ve savaşsız bir savaşın
Ölümün Ağzıİrfan Yalçın · H2o Kitap · 2020168 okunma