Önder KARAÇAY

Önder KARAÇAY
@onderkaracay
Masallar; küçüklere uyuyana kadar, büyüklere uyanana kadar anlatılabilir. Önder KARAÇAY
10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Fevkalade başarılarım olmayabilir. Yalnız yenilgilerim ile sizi şaşırtabilirim sözü üzerine yazdığım yazıyı paylaşmak istedim. Yalnız Değiliz ve Uyanış ile Bunun Farkındayız Her varlık ile aynı seviyede olmak mümkün değildir. Yüksek seviye huzur ve dip seviye arasında ki farkı her iki tarafta birbirine anlatamaz. Yaşam boyu içinden sağ çıkmayı başarmış birisi olarak dip seviyede zulüm üreten ve kendini şahsi çıkara satarak kendi bencil rahatını bozmamak adına genel yararı yok sayan herkese karşı fevkalade başarılarım olmayabilir. Farkındalık üreten süreçler kişisel bir çıkar ve başarı üzerine bir ahlak anlayışı olmadığı için bu bataklıkta olanlar ile birlikte olmamış olmanın da ayrı bir derin huzurunu yaşıyorum. Titreşim uyanış seviyeniz yükseldikçe seviyesi dipte kalan ve doğal akışın ürettiği devrime karşı direnen her seviye şiddeti körükleyen bir tuzağın içine çekilir. Yüksek bilinç öz nitelik bu tuzağı da duru görü bir bakış açısı ile farkındalık üreterek görür ve açık yüreklilik ile sadece yurdun ve ulusun yararına değil yeryüzünde doğal yaşam ve yaşamın tüm paydaşlarının yararına etik ahlak anlayışı içinde bilgiyi devrim üretecek nitelikte bir kalite anlayışı ile en yakın tarih örneği atalarım Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmet han, Hun Türk tufanı ve adem oğlunun Anadolu da varlık sürdürme adına adım attığı günden bugüne ve sonsuza kadar sürecek devrimin bugün ki geldiği seviyeyi yeryüzüne aktaran bir bilinç olma görevimi layıkıyla yapmış olmanın da ayrı bir huzurunu yaşıyorum. Yalan, talan, soykırım vb tüm kötülükler yeryüzünde her yerde açığa düştü. Tini olmayan varlık üretme şirki peşine düşenler Çin'i bilim ve teknoloji tuzağı içinde kötülük üretme merkezi haline getirdiler. Kötülüğün rekabete girmiş olması güç kavgasını büyüttü. Şirk,
Hayata Dair
Anton Çehov'dan HikayelerAnton Çehov · Mors Yayınevi · 20063,715 okunma
Reklam
10/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Türk edebiyatının en değerli bilinçaltı okuması yapan eseridir. Eylül ismi ile müstesna bir eserdir. 12 Eylül zorba zulmü sonrası Türk ulusunun bilinçaltını önceden ön görüp okuyacak kadar yüksek bilinç bir birikim düzeyinin sözlerini üretmiştir. Bugünlerde yeniden okunması gereken bir kitap olarak şiddetli bir şekilde öneriyorum.. Edebiyat her çağda vaka sonrası kuram ile söz üretebilen psikoloji biliminin bir kaç adım ilerisinde bir yaratıcı ve yaşamsal sonuçtur. Mobbing Bank Türk Fırtınası kitabının yazdıkları ve yaşattıkları sonrası yazılacak olanlar insanın bilinçaltı okuma adına yönünü ve yöntemlerini değiştirecek bir birikim olarak 12 Eylül 1980 - 12 Eylül 2012 tarihleri arasında ki azimli çabanın sonucu bir yaratım olarak anılacaktır. Edebiyat her zaman çok daha cesur olmakla birlikte psikoloji bilimi çekingen ve piyasadan aldığı titri koruma içgüdüsü ile hareket eden bir çekingen yaklaşımı tercih eder. Batılı bilinçaltı okuma adına bilim üretenler soykırım nasıl üretilir? Asimetrik psikolojik savaş nasıl yapılır? Bunları öğreten çabalar olduğu için çağdışı kalmıştır. Sevgiyi açığa çıkartan bilinçaltı okuması yeryüzünde ilk örnektir. Önder Karaçay
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201750bin okunma
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Kapanan her karanlık çağ sonrası kapılarını devrimle yaşama yeniden sevgi ve huzur için açan her çağ iki şehrin hikayesi adlı kitabın ilk giriş cümleleri gibi bir duygu üretir her çağda. Yeryüzü benzer tecrübeler diyarı olup bu duyarlılık kaybolduğu için zulüm geçici yaşama hükmettiğini kabul ettirme derdi içine girdiği için boyunun ölçüsünü alarak bir kez daha bitmiştir. Önder Karaçay
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,5bin okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
İnsan Günahların Tohumundan Alarak Ne Kazanmak İstiyor ki? Yaşama gelmiş olmanın dışında bir kazanç peşinde koşmak için mi geldik? Yoksa doğanın parçası olarak aidiyet duygusunun yararlı bir eli olmaya mı geldik? Yaşamı hak etmemek gibi bir duruma düşecek kadar aşağılık bir seviyeden kimi nasıl çıkartalım? Varlığı yeniden düşünmeye davet ediyorum eğer davanız, kinli kavganız, yıkıcı rolünüz bitti ise! Üzerine alınması gerekenler içindir eteğinde ki taşı dökmeyen kefene diktiği cebi sökmeyenleredir sözüm. Alınmaz iseniz alınırım! Alışkanlığın dine dönüştüğü hakikat ahlakının ise bir türlü din olamadığı bir coğrafyada yaşamanın derin sorularını ırak bir çağdan getirip yeniden sormak istedim. İyi niyeti suistimal ederek kendine kalkan yapan şarlatanlar nasıl türedi öyle ise yanıt arıyorum. Her arayan varsa onlar gibi. Bozulma noktalarına işaret eden günümüz örneklerini de karşılaştırmalı okumak için bu yazıyı bir ön görü sezi olarak paylaşmak istedim. Tam da yaşanmış bir durumu geçmiş bozulmadan güne denk düşen haline atıf yapacağım. Bu ahlak yoksunu piyasada çalışıyordum nasıl çalışılması gerektiğini de öğretmek için. Bir gün bir yurttaş geldi robottan kahve almak istedi. (Hiçbir Türk yurttaşa kimse müşteri diyemez. Denilmiş olması gerçeği hakikati değiştirmez. O seviye bize ait değil.) Robot parayı aldı kahveyi vermedi. (Küresel çete robotu) Döndü bana durumu anlattı. Robotu robota şikayet etmesi gerektiğini söyledim. Yakında benim yerimde de bir robot bu uyarıyı yapabilir dedim.
İnsan Nasıl Kaybeder?İmam Gazali · Destek Yayınları · 2026216 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
Maksim Gorki Karşılıksız Bir Aşk kitabında der ki; İnsan insana karşı taş kadar sağırdır. Sadece bu cümle üzerine aşağıda ki yorumu yazmıştım; ]•[ Kendini iyi bir insan olarak görenler kötülere, kötüler ise karakteri ve yaşam görevleri gereği iyilere karşı taş kalpli gibi davranırlar. Çelişkisi kendi içinde bu durumu frekansını yükseltebilen insanlar aşabilir. ]•[ Önder Karaçay
Karşılıksız Bir AşkMaksim Gorki · Yordam Kitap · 2020793 okunma
Reklam