Puan vermedi·212 syf.··
2026 32. kitabı
Abdülkadir Geylânî’nin kaleme aldığı Fütûhü’l-Gayb, tasavvuf düşüncesinin en önemli eserlerinden biridir. Kitap, okuyucuyu yalnızca bilgiyle değil, manevi bir yolculukla da buluşturur. Eserde nefis terbiyesi, tevekkül, sabır, teslimiyet ve Allah’a bağlılık gibi konular sade fakat etkileyici bir üslupla ele alınır. Yazar, insanın dünya hırslarından uzaklaşarak kalbini arındırmasını ve manevi olgunluğa ulaşmasını öğütler. Verilen nasihatler yalnızca dönemin insanına değil, günümüz okuyucusuna da hitap edecek evrensel bir niteliğe sahiptir. Yer yer ağır tasavvufî kavramlar bulunsa da eserin temel mesajı açık ve güçlüdür. Manevi gelişim, iç huzur ve tasavvuf kültürüne ilgi duyan okuyucular için değerli bir başvuru kaynağı olan Fütûhü’l-Gayb, İslam düşüncesinin derinliklerini keşfetmek isteyenlere önemli bir perspektif sunmaktadır.
Fütuhu'l GaybAbdülkadir Geylani · Alperen Yayınları · 20031,952 okunma
7/10
·112 syf.··
2026 7. kitabı
Spoiler ! Norveç’de sıradan bir lise öğretmeni olan Elias’ın edebiyat dersi ile başlıyor kitap. Kendisine karşı pek saygısı yok. Doktora yaparken tanıştığı Johan’a karşı derin bir hayranlık duyuyor ve vaktini sürekli onunla geçiriyor. Aralarındaki dostluk uzun yıllar devam ediyor. Johan’ın Eva ile tanışmasıyla bir çok şey değişiyor hayatlarında. Eva romanda “çok güzel bir kadın” olarak anlatılıyor sadece. Herhangi bir kişilik özelliği öne çıkmıyor. Sadece güzelliği var. Kendisi de bu durumdan oldukça rahatsız ve güzelliği dışındaki özelliklerle var olamamanın yükünü taşıyor üzerinde. Yaşlandıkça yüzü sarkıyor, kilosu artıyor. Eski güzelliğini ve zerafetini kaybediyor ama bu onun için büyük bir fırsat. Artık güzelliği dışında kendisi olarak var olabilir. Bunun için çaba göstermeye de başlıyor. Elias, Eva’nın dış görünüşünün değişmesinden dolayı büyük bir hüzün duyuyor. Eski Eva’yı hatırlıyor. Ondan ayrılmayı bile düşünüyor. Zaten onunla evlenmesinin en önemli nedeni Eva’nın güzelliği ve zerafetiydi. Eva güzelliğini kaybettikçe bazı bilinmeyen yönlerini Elias’a açıyor. Açgözlülüğü, haseti, lükse olan düşkünlüğü gibi gibi. Bunlar Elias’ın gözünü korkutuyor. Çünkü eskiden en azından Eva bunları saklamaya çalışıyordu, artık böyle bi gayesi de yok. Eva ve Elias sohbet edemiyorlar, aralarında böyle bir bağ yok. Elias kendini diğer bütün eşler de böyle diyerek avutmaya çalışıyor ama hayatında sohbet edebileceği kimsenin olmamasından dolayı alkole veriyor kendini. Johan ile birlikte girdiği tartışmaları, fikirlerini paylaşabileceği birisinin olmasına büyük özlem duyuyor. Lisedeki meslektaşlarıyla böyle bir bağ kurmak için adım bile atamıyor. Sadece hayal kuruyor. Çünkü en küçük adımı atabilecek cesarete sahip olmaktan âciz. Bu roman Elias’ın kendini gerçekleştirememesini
Mahcubiyet ve HaysiyetDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 20253,477 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·142 syf.··
2026 83. kitabı
"Buna bir din savaşı dense değildi. Bir uluslar çatışması dense değildi. Neden para, petrol, falan filan hiç değildi. Bilinen tarihte bu kadar devletin bir araya gelerek böyle bir caniliği yaptığı bir olay daha yoktu. Her dinden her soydan her coğrafyadan gelen insanların, silahların tek bir amacı vardı. Bir milleti belli bir coğrafyada yaşıyor olmaları nedeniyle geçmişteki ilkelerini bütün düşmanlara karşı korumaları nedeniyle ve belki de en önemlisi son yirmi yılda dünyadaki konumunu kendisine verilen rolü kabul etmemesi, bağımsız hareket edebilme kabiliyetini kazanmış olmasından dolayıydı. Onları millet yapmış olan ne varsa hepsi ile birlikte ortadan kaldırmak." Düzen: devletin bekası için ortaya çıkan özel yetenekli, ailesinde de geçmişte önemli görevlerde bulunmuş insanların çocuklarının küçük yaşlarda alınıp özel koşullarda eğitilip devletin ihtiyaç duyduğunda destek almasını sağlayan sistemin ismi. Sistemin işlenişini yazar hiçbir açık kalmayacak şekilde kurgulamış ki insan vay be böyle olsaydı gerçekte ne olurdu kim bilir diyor. Bu sistemin birebir kopyasını yapan başka ülkeler Düzen'i sarsmaya ve devlet için tehlikenin boyutlarını artırmaya başlar. Sistemdeki insanlar göreve çağrılır ve çıkan savaşta nasıl bir sonuç ortaya çıkacak halkı neler bekliyor derken 142 sayfa akıp gitti. Yazarın kaleminden okuma yapmayı sevdim, sade ve anlaşılır. Verilmek istenen mesaj net : "Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan her sisteme karşı bir olmak, güçlü olmak." ~ "Düzen, insanların kontrolünde oldukça kusursuz olmayacak ama mutlaka düzenin gerçek sahibi bir gün emanetini geri isteyecek. İşte o zaman gerçek düzen sağlanacak, o zamana kadar hepimiz sadece gerçeğe en yakın, bir rüyanın esirleri olacağız." @mstf_dilsiz @oceangirlbook @perseusyayinevi Reklam değil.
DüzenMustafa Dilsiz · Perseus Yayınevi · 202414 okunma
9/10
·304 syf.··
2026 41. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:41
Kitap tabi ki çok önemli noktalara, sağlık sistemindeki eksikliklere ve hatta hatalara dikkat çekiyor. Ancak yazım tarihi 2019. Haliyle o günden bu güne çok şey de değişmiş olabilir. Kitapta bahsi geçen biyoeşdeğer hormon kullanımı ile ilgili nasıl gelişmeler olduğuna dair güncel baskılarda ek bölümler olsa daha aydınlatıcı olurdu. Mustafa Atasoy
HormonMustafa Atasoy · Destek Yayınları · 2019111 okunma
Hasan İbni Sabbah
Puan vermedi·608 syf.··
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:50
Eserde bildiğiniz ya da tahmin ettiğiniz üzere tarihte “haşhaşiler” olarak yer alan Hasan Sabbahın örgütünü ele alıyor. Biliyorsunuz ki Hasan Sabah Büyük Selçuklu zamanında yaşamış ve islam ülkelerindeki fitne merkezi İran’da yaşamıştır. Eserde bu oluşumu nasıl planladığımı, amacını açık ve sade bir şekilde açıklamaktadır. Normal tarih kitapları sıkıcı gelir okurlara ama bu kitap tarihten ziyade edebi bir eser olarak kaleme alınmış bir romandır desek yanlış olmaz. Eserde bir kere bizim tarihimize dayanan kalıplar ve kalıntılar var. Selçuklu döneminden bahsediyor en önemlisi bu.Selçuklu döneminin gizemli bir yapısı var, araştırması en zor tarihlerden biridir. Bu kitap araştırmayı teşvik eden kitaplardan. Bu kitapta en önemli şeylerden biri algı yönetimi ve manipülasyonumun önüne geçiyor. Şimdi öyle bir eser ki diyorsunuz ki bazı şifreler var ve ben bunu çözmeliyim, buradaki o şifreleri sağlayan kişi Hasan Sabbahtır. Eserde göreceksiniz Hasan‘ın vaadi insanları cennete koymak. Kalenin yakınlarında sahte cennet bahçesi yapmış, köle pazarlarından en güzel kızları toplamış, onları lüks içinde yaşayacakları bir cennete yerleştirmiştir. Kendisini İsmail’i lideri peygamber olarak millete tanıtmış ve başarılı da olmuştur. İnsanlara cennetin anahtarının kendisinde olduğunu, ölmeden önce onları cennete koyabileceğini söylemiştir. İslamda cennetin ancak ölümden sonra gidilecek bir yer olarak gidilebilecek bir yer olduğunu herkes bilir. Kendisi bu tezini ispat etmek için sahte cennetine bir kaç delikanlıyı gönderir. Ancak onlara, kendisine bağlı kılan zihinlerini bulandıran içinde haşhaş( kenevir) olan hapları içirmiştir.Bu hapları yuttukları zaman kendilerinden geçerler, halüsinasyonlar görmeye başlarlar. Zamanla uykuyu dalan gençler kayıklarla kızların yanına götürülür ve
Fedailerin Kalesi: AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 202150bin okunma
Sarılmak iyileştirir
8/10
·456 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 09:56
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, çocukluk döneminde yaşanan travmaların insanlar üzerindeki etkilerini anlatan oldukça etkileyici bir kitap. Bruce D. Perry ve Maia Szalavitz tarafından yazılan bu kitapta, gerçek hayattan alınmış olaylar ve çocukların yaşadığı zorluklar anlatılıyor. Kitabı okurken bazı bölümlerde çok üzüldüm, bazı bölümlerde ise insanların yaşadıkları tüm zorluklara rağmen iyileşebildiğini görmek beni etkiledi. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, psikolojiyle ilgili bilgileri sıkıcı ve ağır bir şekilde anlatmaması oldu. Yazarlar, yaşanmış hikâyeler üzerinden konuyu anlattıkları için kitabı okumak daha kolay ve ilgi çekici hale geliyor. Özellikle sarılmanın ne kadar önemli olduğunu bilsem de, bunun psikolojik etkisini bu kitapta okumak beni ayrıca sevindirdi. Hatta oğlum olduktan sonra sarılmayı gerçekten öğrendim desem yeridir. Önceden sarılmayı biraz zayıflık gibi görürdüm. Hâlâ diğer insanlara karşı bu konuda tamamen değişmiş değilim ama oğlumla bu sorunu çözdük. Bu da bana sevginin ve fiziksel yakınlığın sandığımdan çok daha önemli olduğunu gösterdi. Özellikle çocuklukta yaşanan olayların bir insanın karakterini ve hayatını ne kadar etkileyebileceğini görmek beni düşündürdü. Kitap sadece psikolojiye ilgi duyan kişiler için değil, çocuklarla vakit geçiren herkes için faydalı olabilir. Çünkü çocukların bazı davranışlarının altında aslında çok farklı nedenler olabileceğini gösteriyor. Bu yüzden kitabın insanlara daha anlayışlı ve empati kurabilen bir bakış açısı kazandırdığını düşünüyorum. Genel olarak bu kitabı beğendim. Hem düşündüren hem de insana yeni şeyler öğreten bir eser. Çocuk psikolojisi ve insan davranışlarıyla ilgilenen herkese tavsiye ederim.
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma