Hepimizde aynı şey olur. Çocukluğumuzun boyutları ölçüsüzce büyüktür. Uçsuz bucaksız sandığımız bir alan, büyüdükten sonra bir de bakarız ki avuçiçi kadar.
Anadolu erkeğinin kadın sevgisinde bir özelliği var: Kadına olan sevgisini belli etmek, dışa vurmak ayıp, çok ayıp, erkekliğe yakışmayan bir iş... Örneğin askerdekiler, evlerine yazdıkları mektuplarda hala nikahlı karılarına bile selam yazamazlar, hatta eşlerinin adını bile yazamazlar mektuplarına... Yalnızca "hanem tarafına da selam ederim" diye yazdırırlar. Bunu bile yazar ya da başkalarına yazdırırken yüzleri kızarır utançtan. "Hanem tarafı" demek, anlayan için "karım" demektir.
Refet Paşa'nın İstanbul'a girişinde beyaz at üstündeki pelerinli haliyle renkli bir taşbasması resmi yıllarca kahvelerin ve berber dükkanlarının duvarlarında asılı durdu.
Türkiye, ulusal kurtuluş silkinişinden bir süre sonra gericiliğe gidiyor, gericiliğe kayıyorsa, bunun nedeni, gericilik geleneğinin köklü ve zengin birikimi oluşundandır.
Çoğu Kuvvayiinzibatiyeden, padişahçı olan tekkeciler, Kurtuluş Savaşı zaferinden sonra Millici olacak ve İstanbul'a gelen Gazi'nin ordusunu karşılamak için şeyhler, dervişler İstanbul sokaklarına döküleceklerdi.