800 küsür sayfalık tuğla gibi bu esere başlasam mı başlamasam mı diye çok gel git yaşadım. sırf eco'ya olan saygımdan başlamaya karar verdim. açıkçası ilk 100 sayfadan pek bir şey anlamadım. ne anlatıyor bu adam bıraksam mı diye çok düşündüm. sonra kitap kendine çekmeye başladı. tapınak şövalyeleri gizler sırlar ilgi uyandırdı. tabi bu arada yine anlayamadığım anlam veremediğim pek çok cümle okudum ama kopmamaya büyük uğraş verdim. ittire kaktıra 4 ayda bitirebildim.
sevenleri kızmasın ama kitaba iyi diyemem çünkü birkaç enteresan bilgi öğrenmek dışında bana pek bir şey kattığını düşünmüyorum. kötü de diyemem beni aşan çok nokta vardı itiraf etmek gerekirse. sanırım herkesin okuyabileceği bir kitap değil. hıristiyanlık, masonluk ve italyan tarihine az çok hakim olmak gerekiyor diye düşünüyorum. her bölüm başında değişik eserlerden ve kişilerden alınmış anekdot gibi cümleler vardı onların o bölümle alakasını anlayamadım. bir de dipnotların kitabın arkasında verilmesi beni sinir etti. latince veya başka bir dilde cümleye sayı verilmiş çevir kitabın arkasına anlamına bak çok yordu. bir süre sonra bakmamaya başladım. bunlar o sayfanın altında olmalıydı diye düşünüyorum.
özetle bu eseri okumak için baya bir sabır ve yukarıda saydığım konularda bilgi kırıntısı gerekiyor.
Şiiler denen Ali yandaşları, İslam'ın sapkın kolu Şiileri oluşturmuşlardı. Vahyin sürekliliğini, peygamberin sözleri üstüne geleneksel düşünüşte değil -Tanrı'nın tecellisini, tanrısal gerçeğin tezahürü, yeryüzü kralı- İmam'in kişiliğinde gören gizlici bir öğretiydi bu.