Kazanılan her başarının,her sevindirici olayın Napoléon'a mal edilmesi artık bir alışkanlık olmuştu.Bir tavuğun başka bir tavuğa,"Önderimiz Napoléon Yoldaş olmasaydı, altı günde beş yumurta yumurtlayamazdım," dediği;gölden su içmekte olan iki ineğin,"Napoléon Yoldaş'ın önderliği olmasaydı,gölün suyu bu kadar tatlı olur muydu?" diye bağırdığı bile duyulmuştu.
1923 neslinin vazifesi,Atatürk devrimlerini halka sindirmekti.Bu güç,zahmetli ve belki ilk zamanları nankör bir vazife idi.Devrimlere,bu kanunları koyan ve onlara karşı isyanları cezanlandırmak için mahkemeler kuran Meclis,hatta bu mahkemeler bile samimî inanmıyordu.Yeni nizamın hayatı,Atatürk'ün ömrü ile ölçülüyordu.Arkadaşlarından biri Çankaya akşamlarının birinde Atatürk'e:
-Sıhhatinizi düşününüz,uzun yaşamaya bakınız,öldüğünüzün ertesi günü heykellerinizi bile kırarlar,demişti.