Bu manhwa önceki hayatında çocuk kıyafetleri tasarlayan bir kadının çok çalıştığı için ölmesinden sonra aynı zamanda bir üvey anne olan bir kraliçenin bedenine reenkarne olmasını, ve üvey kızıyla ilgilenmesini anlatıyor.
Bu henüz ilk sayı olduğu için çok romantizm göremedik, ayrıca kadının kocasından nefret ettim. Aşırı kaba ve adi bir adam ama kadın affedecek sanırım. Üvey kızıyla ilişkilerini çok sevdim ama, kızı, yani Blanche, çok tatlış ya yanaklarını sıkasım geldi.
Her ne kadar çoğunlukla komedi içerse de, gerçekten insanı duygulandıran sahneler de var. Özellikle beni duygulandıran bir sahne var, ağladım hatta(şaşırdık mı?). Blanche dadısı tarafından diyet yapmaya zorlanıyor. Kız daha 11 yaşında ama tatlı bile yiyemiyor kilo almamak için. Daha çok küçük olmasına rağmen yetişkin korseleri giymesi gerekiyor. Sonra, ana karakterimiz, yani kraliçe Abigail, Blanche’ye hediye olarak biraz şeker vermek için Blanche’nin yanına gelince dadısı Blanche’nin şeker yememesi gerektiğini söylüyor. Blanche’ye kilosunun sağlığından daha önemli olmadığını, ve çocukların kiloları hakkında endişelenmek yerine istediğini yiyebilmesi gerektiğini söylüyor. Ardından onun şekerleri yemesine izin vermeyen dadısını odadan kovuyor ve Blanche’ye o şekerleri veriyor. Blanche şekerleri yerken birden ağlamaya başlıyor, ve daha önce hiç bu kadar tatlı bir şey yemediğini söylüyor.
O sahnede ben direk gittim mesela ağlamaya başladım.
Sanki hep birinin bana söylemesini istediğim bir şeyi duymuş gibi hissettim. Bende kilom hakkında aşırı güvensizim, her yemek yediğimde suçlu hissediyorum sanki kötü bir şey yapıyormuşum gibi. Ama Abigail’in söylediklerini duyunca sanki hafiflemiş gibi hissettim. O sözleri bana söylüyormuş gibi.
Abigail’in geçmişini okumak da çok duygusaldı benim için. Abigail