Gurur ve Önyargı uzun zamandır kitaplığımda okunulmayı bekleyen bir eserdi. Şu dakikalarda bitirdiğim kitap için hissettiğim tek pişmanlık, yürekten gelen bir 'neden daha önce okumadım' serzenişidir. O kadar beğendiğim bir kitap oldu ki, film kesitleri her defasında önüme düşerken filmi izlemeden öncesinde kitabı okuduğum için çok mutluyum. Kendi fikrimce sayfaları görsel bir medya ile takip etmeden zihnimde canlanmalarını çok seviyorum. Onlarla beraber yemek masasına oturup, sohbetlerine dahil olmak hep daha ayrıcalıklı geliyor. Üzüntülerine de sevinçlerine de zihnimin içinde onlara eşlik etmek bir o kadar özel hissettiriyor. Gurur ve Önyargı'yı okumak, hayatımızdaki zannettiğimiz birçok meseleyi belki de hem şaşırtıcı hem de üzücü bir farkındalıkla öğrenmek demek. Elizabeth ve Darcy'nin karakter gelişimlerine yakından tanık olmak ve kendi dünyalarını ince ince inşa ettiklerini okumak çok keyifli bir yolculuktu:)
"Şiirin aşkı yok etme yeteneğini ilk kim keşfetti merak ediyorum doğrusu!"
"Şiiri hep aşkın gıdası olarak düşünürdüm," dedi Darcy.
"Sağlıklı, güçlü, iyi bir aşk için doğru olabilir. Zaten güçlü olan bir şeye her şey iyi gelir. Ama eğer zayıf, cılız bir eğilimse tatlı bir sone açlıktan öldürür onu."
"İyi kalpliliğindeki bu enerjiye hayranım," diye gözlemledi Mary, "ama her duygusal tepki aklın sınamasına tabi tutulmalıdır; kanımca, gösterilecek tepki duyulan ihtiyaçla orantılı olmalıdır."